Kapat (x)

Değerli Yazarlarımız ve Ziyaretçilerimiz,

Ocak 1998 yılından bu yana Türkiye' nin İLK Hakemli İnternet Dergisi olan Mevzuat Dergisi yıllardır sayısız akademik araştırmaya ve makaleye yer vererek Türkiye' de bilimin gelişmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Takipçilerinin de bildiği gibi Mevzuat Dergisi bir süredir gayrifaal duruma düşmüş olup son sayısını Haziran 2013 tarihinde çıkartmıştır. Başar Mevzuat olarak yol açmış olduğumuz elektronik yayıncılık günümüzde ülkemizde önemli noktalara gelmiş olup Mevzuat Dergisi bu yönden misyonunu tamamlamıştır.

Mevzuat Dergisi 31.10.2017 tarihine kadar sadece dergi yazarlarımızın yazdıkları makalelerine erişebilmesi ve gerekli yedeklerini alabilmesi amacıyla yayında kalacak olup bu tarihten sonra yayın hayatını sonlandıracaktır.

Bu gune kadar bize gostermis oldugunuz ilgi icin tesekkur ederiz.

Mevzuat Dergisi - Iletisim: info@mevzuatdergisi.com

   YIL: 6
SAYI: 61
OCAK 2003
 

önceki

yazdır


Mehmet Mustafa TOKER

 

 

  

AKTİF ÖĞRENME


 

İçinde bulunduğumuz  çağın hızlı gelişim ve değişimine ayak uydurabilecek nitelikli insan gücü yetiştirmek zorunlu hale gelmiştir. İyi bir eğitimin nitelikli öğretmenlerle sağlanacağı yadsınamaz bir gerçektir.

 

Eğitim, insanın kalıtsal güçlerinin geliştirilip istenen özelliklerle yoğunlaşmış bir kişiliğe kavuşması için kullanılacak en önemli bir araçtır. İnsanlara bilgi ve beceri kazandırmanın ötesinde eğitim; toplumun yaşamasını ve kalkınmasını devam ettirebilecek ölçüde ve nitelikte değer üretmek, mevcut değerlerin dağılmasını önlemek, yeni ve eski değerleri bağdaştırmak sorumluluğu taşır; bu değerler, öğrencilerin davranışlarını ve dilek düzeylerini yine eğitim yolu ile etkilerler

 

            Öğretmenler, bilgi taşıyıcı ve aktarıcı değil, bilgi kaynaklarına giden yolları gösterici, kolaylaştırıcı birer eğitim lideri olmalıdır.

 

            Öğrencilere sorulan bir çok soruların  %90 nı cevabı ezberlenen bilgilerdir. Öğrenciler yeterince düşünme davranışları gelişmediği için öğrenciler ezbere yöneltilmiştir. Anlatılan konu ne kadar ilgi çekici olursa olsun, öğrenciler ne kadar dikkatli dinlerlerse dinlesinler ve öğretmen bilgiyi ne kadar sıralı ve yavaş anlatırsa  anlatsın Dinleyerek öğrenme sınırlı kalmaktadır.

 

Öğrencilerin

Sadece duydukları zaman unutulduğu,

Duydukları ve gördükleri zaman biraz hatırlandığı,

Duydukları, gördükleri ve onunla ilgili soru sordukları veya birisi ile tartıştıkları zaman, anlamaya başladıkları,

Duydukları, gördükleri , tartıştıkları ve yaptıkları zaman bilgi ve beceri kazandıkları,

Hatta başkasına anlattıkları zaman bilgilerin kalıcılığı sağlanmış olduğu görülmüştür.

  

            Öğretim ortamlarının zenginleştirilmesinde kullanılan görsel işitsel araçların öğrenme üzerindeki etkilerinin araştırılması, uzun yıllardan bu yana araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Örneğin 1937’lerde Hoban et al, tarafından görsel-işitsel araçların etkinliği üzerine bir sınıflandırma yapılmıştır. Buna göre, eğitim ortamında kullanılan materyaller, sundukları eğitim ortamının soyuttan somuta oluş özelliğine göre sınıflandırılmıştır.

 

·        Öğrenme işlemine katılan duyu organlarımızın sayısı ne kadar fazla ise, o kadar iyi öğrenir ve öğrenmelerimiz o kadar kalıcı olur.

·        En iyi öğrendiğimiz şeyler, kendi kendimize yaparak öğrendiğimiz şeylerdir.

·        En iyi öğretim somuttan soyuta ve basitten karmaşığa doğru gidilendir.

 

Eğer öğrenciler aşağıda belirtilenleri yaparlarsa daha iyi öğrenirler.

 

1- Bilgiyi kendi kelimeleriyle yeniden ifadelendirmek.

2- Örneklendirmek

3- Çeşitli biçimlerinin ve durumlarının neler olduğunu ayırt etmek.

4- Bilgi ile diğer faktörler ve fikirler arasında bağlantı kurmak.

5- Bilgiyi çeşitli biçimlerde kullanmak.

6- Bazı sonuçlarını önceden görmek.

7- Bilginin karşıtını veya tersini ifadelendirmek

 

Bunun için iyi bir öğrenmenin ancak aktif  öğrenme ile gerçekleşeceği  kabul görmüştür.

 

 

KLASİK ÖĞRENMENİN ÖZELİKLERİ

 

  1. Öğretmen merkezli öğretimdir.
  2. Öğretmen aktif , öğrenci pasiftir.
  3. Düz anlatım yöntemi uygulanır.
  4. Öğrencilerin dikkati her geçen dakika azalmaktadır.
  5. Ezbere öğrenmeyi desteklemektedir.
  6. Öğrenciler olayları ve problemleri yeterince yorumlayamaz.
  7. Bilgilerin kalıcılığı sınırlıdır.
  8. Öğrencilerin ilgisini ve dikkatini çeken şeyler olmadığı için öğrenme zor ve sıkıcı olur.

 

AKTİF ÖĞRENMENİN ÖZELİKLERİ

 

  1. Öğrenci merkezli eğitimdir.
  2. Öğrenme etkin olduğunda, işin çoğunu öğrenciler yapar.
  3. Problemleri çözerler ve ne öğrendilerse uygularlar.
  4. Düşünme, araştırma, soru sorma ve yorumlama gibi davranışları gelişir.
  5. Duyarak, görerek, dokunarak ve yaparak öğrenmenin kalıcılığı sağlanır.
  6. Öğrenci hedefe kendisi ulaşır.
  7. Öğrenci olumlu davranışla kazanırken; eylenir, zevk alır, kendine olan güveni artar ve tatmin olur.
  8. Problemlere ve olaylara farklı açılardan da yorumlamaya çalışır.
  9. Öğrenci öğretmenini ve arkadaşlarını daha iyi tanır.
  10.  Paylaşım ve yardımlaşma davranışları artar.

 

Öğretmen aktif öğrenme metodunu uygulaya bilmesi için, işleyeceği ünitelere uygun strateji, yöntemler, teknikler ve taktikler belirlemelidir.

 

 

ÖĞRETİMDE STRATEJİ - YÖNTEM - TEKNİK - TAKTİK UYGULAMALARI

 

STRATEJİ: Bir ünitenin tamamını kapsayarak, o ünitenin hedef  ve davranışlarını kazandırmaya yönelik yapılan etkinliklerdir..

YÖNTEM: Bir ünite içinde ki bazı davranışları kazandırmak için bir veya birkaç ders süresi için yapılan etkinliklerdir..

TEKNİK: Dersin içerisinde işlenen konun davranışlarını kontrol ve pekişmesini sağlayan etkinliklerdir..

TAKTİK : öğrencilere hakim  olmak ve öğrencilerin konuya olan ilgilerini artırmak için  yapılan etkinliklerdir.

 

 

            Öğretmen ünitenin hedef ve davranışlarına göre uygun olan Strateji, yöntem, Teknik ve taktikleri seçerek dersini işler.

 

            Öğretim yöntemleri , öğretmen veya öğrenciyi eksen alması durumuna göre öğretmen merkezli ve öğrenci merkezli olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Öğretmen merkezli yöntemde aktif olan öğretmendir. Öğretmen bilgiyi aktarır, öğrenci dinler ve öğrenmeye çalışır. Öğrenci pasiftir ve alıcı durumdadır. Öğretmenin derste çok soru sorması ve  öğrencilerin derse katılımını sağlaması,  onlardan aldığı cevapları toparlayıp  özetleyerek sonuca gitmesi dersi öğrenci merkezli hale getirmez. Bu durumda ders yine öğretmen merkezli bir derstir.

 

Öğrenci merkezli yöntemlerde ise öğrenciler hazırlanmış bulunan öğretim ortamlarında bilgiyi kendileri üretirler. Öğretmene sorular sorar ondan yardım alırlar, ancak bu sorular öğrencinin kendi ihtiyaçlarında doğan sorulardır. Öğretmenin konumu sorulan sorulara cevap vermek, öğrencilerin bir güçlükle karşılaşmaları halinde onlara yol göstermektir.

           

Metotsuz yapılan çalışmalar, tesadüflere bırakılmış demektir. Halbuki öğretim etkinlikleri tesadüflere bırakılamaz. Öğretim metotları, öğrenmenin etkili bir şekilde gerçekleşmesinde önemli bir rol oynar.

 

ÖĞRETİM STRATEJİLERİ

 

1) TAM ÖĞRENME MODELİ

Her öğrencinin en üst düzeyde öğrenmesine olanak sağlar. Her öğrenciye gereken süre sağlanarak,  ağır öğrenen öğrencilerin bile öğrenimine olanak sağlar. Bu öğrenim modelinde önce öğrencilerin belirlenen hedef ve davranışları kavraya bilecek durumda olup olmadıkları test yapılarak belirlenir. Eksik olan davranışlar için tamamlama öğretimi yapılır. İstenilen düzeye gelen öğrencilere ünitedeki yeni davranışlar kazandırılır.değerlendirme testi yapılarak, tam öğrenme ölçütüne ulaşamayan öğrenciler için tekrar kazanılamayan davranışlar için ek öğretme etkinlikleri yapılır.Tekrar değerlendirme yapılarak istenilen davranışların kazanılıp, kazanılamadığına bakılır.

 

2) BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME

Öğrenilecek konuya karşı merak uyandırılarak belli seviyede belirsizlik oluşturmaktır. Belirsizlik seviyesi iyi ayarlanmadığında öğrencide kargaşaya yol açarak , konuya olan ilgisi kaybolacaktır.Öğrencinin merak ilgisini uyandırılarak yeterli ipuçlarıyla sonuca ulaşmaktır.  basitten karmaşığa doğru öğrencinin merakını devam ettirilerek , konunun zorluğuna nedeniyle,  öğrenmekten vazgeçmeyecek şekilde sıralamalıdır. Öğretmen  gerekli ipuçlarını vererek öğrencilerin hedefe  varmasını sağlar.Kısaca buluş yoluyla öğrenme, öğrencinin kendisinin üretmesi veya bilgiye ulaşması esasına dayanır. Öğretmenin görevi, gerekli öğrenme ortamını sağlamak suretiyle öğrenciye yardım etmek, öğrenme etkinlikleri sırasında öğrencileri yönlendirmek, ihtiyaç duydukları anda onlara yardım etmektir.

 

3) SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRENME

            Öğretmen konuya giriş yapar ve arkasından öğrencilerin fikirlerini, örneklerini, tepkilerini açıklar ve tartışırlar bu durum ders süresince devam eder. Öğretmen anlattığı konuyu somutlaştırmaya çalışır ve genelde özele doğru hiyerarşik bir sıra izler. Öğrencilerin önceki bilgileri ile yeni öğrendikleri arasında yatay ve dikey kurması sağlanarak anlamlı öğrenmeleri  gerçekleştirilir. Öğrencilerin konuyu anlayıp anlamadıkları sık ve kısa cevaplı sorular gibi yollarla kontrol edilir.

 

4) KUBAŞIK ÖĞRENME

            Kubaşık öğrenme işbirliğine dayalı bir öğrenme şeklidir. Öğrenciler cinsiyet, yetenek, kişilik vb. özelikleri açısından farklı şekillerden seçilerek, ortama 4’er kişilik guruplara ayrılır. Oluşan kümelerde öğrenciler bireysel olarak öne çıkarılmaz. Her kümenin kendine özgü ismi,  amblemi, sloganı vb. küme içinde oluşturulur. Küme içindeki öğrenciler küme başarısını yükseltmek için birbirlerine yardımcı olurlar. Oluşan kümelerde biresellik ön plana çıkmaz, küme başkanı veya yardımcısı gibi durmlar olmaz eşit düzeyde söz hakkı ve katılım sağlanmaya çalışılır.  Öğretmen bu kümelere  yardımcı olarak öğrencilerin anlamlı bir öğrenme gerçekleştirmesini sağlar. Kümeye verilen puan değerlendirmesi, küme içerisindeki öğrencilerin sınavlarda verdiği cevap artışına göre değerlendirilir. Böylece öğrencilerin kümeye verdikleri fayda eşitlenir.  Ünite sonunda başarılı olan kümelere başarı belgesi verilerek ödüllendirme yapılır. Yeni bir küme için farklı öğrencilerin seçilmesine dikkat edilir.

 

5) ARAŞTIRMA – İNCELEME YOLUYLA ÖĞRENME

            Öğrencilerin konuyla ilgili problemi çözmek için araştırma etkinliklerini sürdürüp başarıya ulaşmasını sağlar. Öğretmen , öğrencilerin düşünmelerine rehberlik ederek, yaşamlarında problemleri nasıl çözmeleri gerektiği konusunda yardımcı olur. Öğrencilerin araştırması sınıfla sınırlı değildir. Bu yolla gelecekte karşılaşacağı problemleri adım adım nasıl  çözebileceğini öğrenir.

 

 

ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

 

1) TÜMEVARIM ve TÜMDENGELİM

            Tümevarım, özel durumlarda genel bir sonuca erişmek için yapılan, usavurmaya dayalı bir çalışma ve tartışma yöntemidir. Bu yöntem öğretimde örneklerden, sorunlardan, olaylardan ve özel durumlardan hareket ederek genel sonuçlara, kurallara yada kanılara varmak için kullanılır.

 

            Tümdengelim ise, bir takım yasa, ilke yada kurallardan hareket ederek özel bir olayı, durumu yada örnekleri inceleme ve açıklama yöntemidir. Bu niteliği ile tümevarım tam karşıttır. Öğretmende bu yöntemden herhangi bir ilkenin, kuralın yada formülün ne ölçüde gerçekçi olduğunu araştırmada yararlanır.

 

            Tüme varım yöntemi gözleme, deneye ve araştırmaya dayandığı için öğrencilere ezbercilik yerine bilimsel düşünme alışkanlığının gelişmesine katkıda bulunur. Bu yöntem ayrıca somut düşünceden soyut düşünmeye de yardımcı olur.

 

2) TANIMLAR YARDIMIYLA ÖĞRETİM

            Tanımlar matematiğin kuruluşunda yer alan her konuda çokça rastlanan bir bilgi türüdür. Tanımlar yardımıyla öğretimde , kazandırılacak olan kavramın  tanımı , bu tanıma uyan ve uymayan örnekler birlikte verilir. Öğrencilere   düşen görev bu tanımı dikkatli bir şekilde incelemek uyan ve uymayan örnekleri birbirinden ayırmaktır. Böylece kavram kelime kelime ezberlenmemiş ama anlaşılmış olur.

 

Örneğin “ bilinmeyen içeren ve bu bilinmeyene verilen her değer için doğruluğu sağlanan eşitliklere özdeşlik denir ” , bilinmeyen içeren ve bu bilinmeyene verilen bazı   değer için doğruluğu sağlanan eşitliklere denklem denir ”  öğrenciler bu tanımı incelerek verilen örnekleri bu tanıma uyarlayarak denklem ve özdeşlikleri ayırmaya başlar. Özdeşlik ve denklem arasındaki fark anlaşılmış olur. 

 

3) ANALİZLE ÖĞRETİM

            Analizle öğretim , bir genellemeyi , genellemenin elde edilişindeki basmakları tek tek ve sırayla incelemek suretiyle incelemek suretiyle anlamayı esas alan öğretim yöntemidir. Her adımda genellemeye ulaşmak için , yapılan işlemin gerekçesi, dayandığı matematik temelle açıklanır. Teoremlerin ispatına bu yöntemin uygulaması olarak bakılabilir. Bu kavrama düzeyini yükseltmeyi amaçlar ve özellikle özelikle ispatı birkaç adım gerektiren bağıntıların çıkarılmasında kullanılır.

 

4) SÖZLÜ ANLATIM

            Sözlü anlatıma konuşmada denir. Konuşma kişinin duygu ve düşüncelerini sözle ifade edebilmesidir. Konuşmasını bilen öğrenci soru soran , düşünen, düşündüren ve etkin olan öğrencidir ve bundan dolayı konuşması yeterli düzeyde olan öğrenciler genellikle her dersten başarılı olurlar.

 

            Genlikle Türkçe derslerinde kazandırılması gereken bu davranış öğrencilerin kişilik gelişimine , daha rahat hareket etmesine ve kendine olan güvenini kazandırır. Bundan dolayı öğretmen öğrencilerin doğru ve düzgün konuşma becerisini geliştirmelidir. Her öğrenci konuşmayı iyi kötü öğrenmiş olsalar bile ağız özeliği taşır . Bu problemi öğrencilere yavaş yavaş sindirilerek verilmeye çalışılmalıdır. Öğrencilerin konuşmalarına verilen tepkiler öğrencilerin sıkılmasına, ürkmesine ve hata yapma olanağından korkmasına neden olur. Bu durum öğrencinin pasif kalmasına ve sınıf içi etkinliği kaybolur.

 

Sözlü anlatım yöntemi zamanla dinleme, okuma, yazma ve sözcük daracığını genişletme becerisine bağlı olarak gelişir.

Konuşma bir sanatsa, konuşma eğitimi vermekte bir sanattır. Öğretmenlik ise konuşmaktan çok konuşturma sanatıdır.

  

5) DRAMA

            Drama ile öğrenme yöntemi önceden hazırlanmış olup olmamasına göre iki çeşittir. Hareket, konuşma ve taklit gibi öğelerden yararlanarak doğa ve toplum olaylarının hayali bir ortamda canlandırılmasına drama ile öğrenme yöntemi denir. Bu yöntem çoğunlukla öğrenilenin pekişmesi aşmasında kullanılır. Bu yöntemde çocuklara gördüklerini yada hayal ettiklerini hareket, konuşma ve taklit yoluyla anlatma olanağı sağlar. Onlar , başkalarını durum ve davranışlarını canlandırırken kendi duygu ve düşüncelerini  de belirtme fırsatları verir. Drama ile öğrenim yönteminde öğrenciler hem kendisini hem de arkadaşlarını daha iyi tanımaya başlar ve okula ,  arkadaşlarına , öğretmenine olan bağı kuvvetlenir.

 

  Drama ile öğrenme yöntemi önceden bir hazırlık yapmadan o an doğaçlamalarla bir öğrenme gerçekleşiyorsa  bu drama “yaratıcı drama” denir. Bu yöntem öğrencilerin düşünmesini olaylara bakış açısını ve hayal gücünü geliştirir.  Eğitici drama da  sahne, kostüm,  seyirci ve  ezber çalışması  yoktur.Çünkü  amaç  başkalarını  eğlendirmek  ya da  etkilemek, sahnede kendini  kanıtlamak değildir. Yani önemli  olan  ( çocuklar  için ) mükemmel  olmak  değil sürece  katılmaktır.

 

6) TARTIŞMA YÖNTEMİ

            Tartışma , derslerin öğretiminde tek başına pek seyrek başvurulan , fakat diğer yöntemlerin yanında daha etkin bir yöntemdir. Öğretmen ve öğrenciler arasında en iyi iletişim aracıdır. Bu yöntem öğretmen ve öğrenci arasında sıkı bir bağ oluşturacağında öğrencinin tanınmasını da kolaylaştırır. Tartışma yöntemi özelikle ünite başlarken çok etkili ve önemlidir. Ünitenin planlanmasında öğrencilerin katılması sağlanır. Çizilmiş resimler , yapılmış bir deney üzerinde ve benzeri şeylerle öğrencilerin ilgisini uyandıracak  şeyler üzerine sorular sorulur ve ortaya atılan bu problemler üzerinde yapılan tartışmalar sonucu üniteler öğretmen – öğrenci işbirliği ile hazırlanır ve planlanır. Öğrenciler konuyu yorumlamaya başlar ve çevresinde gördüğü veya duyduğu bilgilerle bağlantılar kurar bu da öğrenciye hızlı ve doğru düşünme olanağı sağlar.tartışma yönteminin çeşitlerini münazara, panel, zıt panel, sempozyum, açık oturum,  forum ve kollegyum şeklinde sıralayabiliriz.

 

Münazara : İki ekibin; bir konuyu ele alarak, dinleyiciler ve bir jüri önünde iki karşı tezi savunmalarıdır. Bu metot, öğrencilerin görüşlerini düzenli ve anlaşılır bir biçimde açıklamalarına, konuları çok yönlü kavramalarına, karşıt görüşleri çürütmek için bilgilerden süratle yararlanmalarına yardım eder.

 

Panel : 3 – 5 kişilik bir grubun önceden belirtilmiş bir konuyu dinleyici grubu önünde samimi bir hava içinde tartışmasıdır. Panelin gayesi, bir meseleyi çeşitli yönleriyle aydınlatmak, çeşitli eğilim ve görüşleri ortaya koymaktır.

 

Zıt Panel : Bu teknik ile, işlenmiş olan konuların tekrar edilmesi mümkün olmaktadır. Sınıf ikiye ayrılır. Yarısı soru soran yarısı da cevap veren grup içinde yer alır. Uygulamaya geçilmeden önce konuşmaları yönetecek lider seçilir. Her bir bölüm tekrar dört yada altı kişilik gruplara ayrılır. Soru soracaklar sorularını tespit ederken diğerleri de kendilerine sorulması muhtemel olan sorulara cevap hazırlar.

 

Sempozyum : Bir konunun çeşitli yönleriyle küçük bir grup tarafından sunulması için yapılan seri halde konuşmadır. Sempozyumda, her oturumda üye sayısı 3’den az 6’dan çok olmamalıdır. Her üye belli bir konuda yada o konunun bir kısmı üzerinde bir konuşma yapmakla görevlidir.

 

Açık Oturum : Bir grubun bazı kurallara uygun olarak bir konuyu dinleyiciler önünde tartışmalarıdır. Üyeler başkandan söz alarak konuşurlar.

 

Forum : Genellikle sınıfta panelden sonra bir de forum yapılarak, sınıftan konu üzerinde söz almak isteyen öteki öğrencilere söz verilir.

 

Kollegyum : İki panel grubundan meydana gelir.

 

7) SENARYO İLE ÖĞRETİM

            Senaryo ile öğretim, kazandırılacak bilgi  ve becerilerin bir olaylar zinciri içinde örtülü olarak sunulması, bu olayları yaşayanların bunları öğrenmesi esasına dayanır. Sınıf hayat içinde öğrenmemiz gereken şeyleri öğrenmek için düzenlenmiş suni bir ortamdır. Onun için sınıfta gerçek bir senaryo uygulaması yapmak zordur. Yani öğrenci sınıfın içinde, hayat dışındadır.  Sınıfı çevreye taşımak  da örgün eğitimde pek kolay olmamaktadır. Bundan ötürür senaryo için suni ortamlar oluşturma, hayalinde canlandırma ve oyuncu ile duygusal beraberlik içinde olmadan yararlanılır.

 

            Seyirci izlediği bir filmde çoğu kez olayın akışına kendisini kaptırır ve oyunculardan birinin tarafına geçerek , onun isteklerinin gerçekleşmesini, onun başarılı olmasını ister. İşte öğretimi senaryolaştırma öğrencinin kendisini oyuncu yerine koyması sağlamak suretiyle olur.

 

8) YAZILI ANLATIM

            Yazılı anlatım yöntemin öğrencilerin kendi gördüğünü, duyduğunu, düşündüğünü ve yaşadığını yazarak anlatmasıdır. Öğrenci için sözü yazıya dökmek kola değildir. Bundan dolayı yazma etkinliği , ilk sınıflarda öğretmenin kılavuzluğu ile  bütün sınıfla ortak çalışma olarak başlar. Öğretmen, öğrencilerin fikirlerini de alarak  konuşulan konunun özetini birkaç cümle ile yazdırır. İlerleyen zamanlarda cümle sayısını artırarak özet çıkarılır. İlerleyen sınıflarda “ortak yazma”  dan “bireysel yazma” ya  geçiş yapılır. Öğrencilerin düzgün cümleler ve daha uzun yazmaya zorlanmalıdır. Öğrencilere sık sık yazma çalışması yapılmalı ve öğrencilerin ilgisini çekecek konulara yer verilmelidir. Öğrencileri düşündürücü, hayal kurcu, geleceğe yönelik beklentilerini,  kaygılarını ve benzeri konularla öğrencilerin zihin dünyası gelişmesi sağlanmalıdır.  Öğrencilerin kendi dünyasını yazıya dökmesine imkan verilmelidir.

           

9) DENEYSEL ETKİNLİKLERLE ÖĞRETİM

            Genellikle Matematik ve fen bilgisi öğretimi sırasında deneyle doğrulama veya göstermeye başvurulur. Deneysel yöntem buluş yolu stratejisinin bir yöntemidir. Öğrencilerin aktif öğrenmesinde en etkili yol deneysel etkinliklerdir. Çünkü öğrencilerin beş duyu organı ile öğrenme sağlanır. Deney için önceden konu  hakkında genel bilgiler verilir. Öğrenciler  bireysel veya gurup halinde deneyin planı çıkarılır. Deney için  gerekli materyaller hazırlanarak yapılması gerekenler basmaklar halinde deney gerçekleştirilir. Ve sonucunda deney rapor haline getirilir.  Deney öğrencilerin uygun davranışlarının kazanılmasına göre hazırlanmalıdır. Yani deney karışık olamamalı ve karışıklık yaratacak araç , gereç ve aygıtlar deneyden çıkarılmalıdır. Öğrenciler yapacakları deneyde  araç ve gereç kullanımını , planlamayı, toplamayı öğrenmelidir. Deney amacına ulaşmalıdır.

 

10) ÇÖZÜMLEME ve BİRLEŞİM

            Çözümleme, bir bütünü oluşturan parçaları amaçlı olarak birbirinden ayıma işidir. İlk öğrenmeye başlayan öğrenciler eşya, olay ve varlıkları önce bir bütün olarak algılarlar; sonra bu bütünü bölümlere veya parçalara ayırır algılandığında da anlamaya çalışır. Çözümleme zihinsel olarak yapılabileceği gibi fiziksel olarak da yapılabilir. Anlatılan konu somut olacağı gibi soyut da olabilir. Çözümleme yöntemi öğrencileri araştırmaya ve inceleme yapmaya yöneltir.

 

            Birleşim de , birbiriyle ilişkisi bulunan öğelerin nesnelerin, görüşlerin , olayların genel bir sonuca düşünceye ya da bütüne varmak için birleştirilmesi işlemidir. Birleştirmede öğrenciler parçaları bir araya getirerek yorumlar. Birleşim yönteminde öğrenciler açıklama ve yorum yapma güçlerini artırmada yardımcı olur. Böylece  olaylara bakış açısıs ve zihin dünyası gelişmiş olur.

 

            Okuma – yazma kazanılması için yapılan çalışmalarda geniş ölçüde bu yöntemden yaralanılır.

 

11) BDE ( BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM) YÖNTEMİ

            Bilgisayar Destekli Eğitim, öğretimin bilgisayar kullanılarak yapılması ve öğretim içeriğinin bilgisayar yoluyla aktarılmasıdır

 

 

            Araştırma uygulama,  bire bir öğretim, benzeşim,  öğretici oyunlar, problem çözme üzerine hazırlanmış eğitim yazılımları kısa zamanda olumlu davranışlar kazandırır. Edinilmesi pahalı veya imkansız olan doküman, resim ve bilgiye erişim olanağı  sağlayarak sümülasyon (benzeşim) yoluyla öğrencilere aktarılması sağlanır. Grafik, ses, animasyon ve çoklu medyanın görsel ve dinamik bir çalışma ortamı sağlaması öğrencilerin ilgisi artırdığı için daha kolay öğrenme sağlandığı görülmüştür. Bire-bir eğitim programları, içeriği neredeyse gerçek bir öğretmen gibi öğrenciye sunmak için kullanılırlar. Öğretmenin yerini bilgisayar alır; öğretmenin sadece öğrencileri değerlendirmede görev alır. Tekrar olayı fazla olduğu için öğrenmenin pekişmesi kolay ve kalıcı olur.

 

 

 

 

 

ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

 

 

1) SORU - CEVAP TEKNİĞİ

            Önceden hazırlanmış bir dizi sorunun sınıfta öğrenciler tarafından cevaplanması, tartışılması ve açıklanması temeline dayalı bir öğretim tekniğidir. Bu teknik , öğrencilerde dese karşı ilgiyi artırır, topluca düşünme alışkanlığı kazandırır, görgü kurallarına uygun dinleme, konuşma ve tartışma becerisini geliştirir. Öğrencilere sorulan sorular öğrenciyi rahatsız etmeli ,  verilen cevaplar klasik ve kalıplaşmış cevaplar olmamalıdır. Sorulan sorular düşündürücü ve amacına uygun olmalıdır. Öğrencilere yeterli zaman ve eşit fırsatlar verilmelidir. Bu teknik her dersin belirli bölümlerinde uygulanabilir.

 

2) PROBLEM ÇÖZME TEKNİĞİ 

            Problem çözme tekniği öğrenciyi çözüme yönlendirici olduğundan eğitici gücü çok yüksektir. Öğretmen  anlaşılır ve açık problem sormalıdır. Öğrenciler sorulan problemi inceleyerek anlamaya çalışır. verilenleri isteneler arasında bir bağ kurmaya çalışır. İyi anlaşılmayan problemlerin çözümü neredeyse imkansızdır. İyi anlaşılan problem nasıl veya hangi yolla yapılacağı kararlaştırılır.  Sonucun yanlış çıkması durumunda tekrar başa dönülerek başka yöntemler denenmesi sağlanır. Problem çözme tekniği düşünme ve yorumlama gücünü artırır. Öğrenciler verilen problemler amacına uygun olmalıdır. 

 

3) SESLİ OKUMA TEKNİĞİ

            Sesli okuma , gözle algılanıp zihinde kavranan sözcük ya da sözcük kümelerinin konuşma organlarının yardımıyla söylenmesidir. Bu tür okumanın tam ve başarılı olabilmesi için yazıdaki anlamın kavranmasına , sesin ton ve vurgu bakımından ayarlamasına ihtiyaç vardır. Okumanın asıl amacı, anlamı kavrama olduğuna göre, sözcük biçimlerinin anlamlarıyla ayrı zamanda kavranması gerekir. Anlam hem kelimenin özel biçimlerini tanımaya, hem de  sözün gelişinden faydalanmaya hizmet etmesi bakımından okumanın en önemli öğesidir.

            Okuma çeşitleri arasında, özelikle ilk sınıflarda en öğretici nitelik taşıyan sesli okumadır. Sesli okumanın ilk koşulu; kelimeleri kusursuz söylemek, doğal ve standart dile uygun konuşur gibi okumaktır. Konuşur gibi okuma  anlamanın doğal bir sonucu sayılır. Sesli okuma tekniği; okumayı öğretir, öğrencilerin okuma seviyesini tanımaya, dinleyenlerde zihin gelişmesinin uyanmasına yardım eder.

 

 4) SESSİZ OKUMA TEKNİĞİ

            Sesiz okuma; ses organlarından her hangi birini hareket ettirmeden, gövde baş hareketi yapmadan, yalnız gözle yapılan okumadır. Sesli okumaya göre daha hızlı bir okuma türüdür.

 

            Sessiz okuma, anlamı çok çabuk kavrama olanağı sağlar. Gelecek açısından çok gerekli olan okuma becerisi ve alışkanlığıdır.sesiz okuma becerisi, tam olarak sesli okumadan sonra kazanılır. İlk öğrenmede sesli okumayla başlayarak ilerleyen yıllarda sesli okuma ve sesiz okumaya eşit  zaman ayrılır ve daha sonraki yıllarda  sessiz okumaya daha çok zaman ayrılır. Sesiz okuma davranışı sürekli geliştirilerek kısa sürede konuyu anlama çalışılmalıdır. Öğrencilerde sessiz okuma alışkanlık hale getirilerek okul dışında da sürdürülmesi sağlanmalıdır. Öğretmen öğrencilerin ilgisini çekecek dokümanlar vererek , bu davranışın kazanılması sağlanır.

 

5) GÖSTERİP YAPTIRMA TEKNİĞİ

            Gösterip yaptırma tekniği daha çok fiziksel becerilerin kazandırılmasında kullanılan bir tekniktir. Öğretmen eylemi adım adım göstermesi, açıklaması , öğrencilerin bunları dikkatle izlemesi ve yapması, yeterli düzeye gelinceye kadar tekrar etmesi şeklindedir. Gösterip yaptırma tekniği öğrenciler için çok kalıcı bir öğretim tekniği olduğu için aktif öğrenmede çok büyük yeri vardır. Bu teknikle % 100 öğrenme sağlanır. Çünkü öğrenciler görerek, duyarak, dokunarak öğrenme sağlandığı için kalıcılık etkisi olur.

 

6) BEYİN FIRTINASI TEKNİĞİ

            Bireylerin eleştirilme endişesi olmadan fikirlerini rahatlıkla ifade ettikleri grup tartışma tekniğidir. Beyin  fırtınası, değişik fikirlerin ortaya konulmasını destekler, böylece kısa sürede  çok  sayıda farklı fikir üretilir. Bu tekniğin uygulanmasında fikirlerin niteliğinden çok, sayıca çokluğu önemlidir.

 

            Gruplar, bu tekniği uygulayarak daha yaratıcı bir şekilde belirli bir konuda hızlı bir süreç içinde çok sayıda  fikir üretirler. Fikirler, gruptakilerin bilgilerini, tecrübelerini ve ileri görüşlerini birleştirir bir şekilde toparlanarak listelenir ve ortaya çıkan fikirler listesinden kullanılabilecek olanlar seçilir.

 

            Bütün  öneriler kabul edilir ve listelenir,hiçbir öneri eleştirilmez, fikirlerin özgürce açıklanması desteklenir, bütün fikirler ortaya konuncaya kadar önerilerin ortaya konuşu devam eder, fikirlerin sınıflandırılması sağlanır, benzer fikirler fikri oraya atanın kabulü ile gruplandırılır,öneriler, fikri ortaya atanın kabulü ile geliştirilir.

 

 

ÖĞRETİM TAKTİKLERİ

 

Ders içerisinde öğretmen, öğrencilerin dikkatini ve ilgisi çekmek için çeşitli taktikler  uygular. Öğretmen öğrencilerin düşünme yeteneğini geliştirebilmek için, öğrenciyi zihnen rahatsız etmelidir.

 

1. SORUYU İRDELEME TAKTİĞİ

1.Öğrencilere bir cevabın neden doğru olduğunu sorma.

2.Bilginin kullanılmasının faydasını sorma

3.Bir fikri farklı bir biçime çevirerek sorma

a) Bir olay, Bir öyküyü vb.  Biraz değiştirerek sorma.

b) Bir şeyi bir başka şeyin yerine geçirerek sorma.

c) Bir  konuyu  eklemeler yaparak,çoğaltarak genişleterek sorma

d) Bir konuyu küçülterek, parçalara bölerek veya bazı bölümlerini iptal ederek sorma.

e) Sıralamaları değiştirerek sorma.

f)Olayları tam tersinden sorma.

4. Öğrencileri dikkatli bir analize yönelten birden fazla doğru cevabı olan sorular sorma.

5. Kavramları, olguları, olayları değerlendirerek karşılaştırmayı gerektiren sorular sorma

6. Sıra dışı ve yaratıcı fikirler gerektiren sorular sorma.

7. Alışılmadık sorular sorma.

 

 

2. GÜDÜLEME TAKTİĞİ

Öğrencileri sınıf içerisinde motive etmek için yapılan taktiktir.

 

1.    Sınıf içi tutum veya başarılarından dolayı, “aferin” sözcüyü , hediye ve başarı belgesi vererek  ödüllendirilir. Bu da öğrencinin derse olan ilgisini artırır. Ancak ödüllendirme alışkanlık haline getirilmemelidir.

2.    Öğretmen öğrencilere, fıkra, öykü veya ilginç bir olay anlatacağını söyler ancak öğretmen anlatmadan önce konun özeti kısa birkaç cümle ile özetler. Buda bütün öğrencilerin dikkatini o noktaya toplamasını sağlar. 40 dk bir dersin her anında öğrenim beklenmesi yanlıştır. Belirli kısa aralıklarla öğrencilerin rahatlanması sağlanarak, sınıfta bütünlük ve hakimiyet oluşturulur.

3.    Öğretmen dersin bir bölümünde öğrencilerin ilgisini çekecek  tepegöz, değişik şekillerde resimler , televizyon ve benzeri materyaller öğrenciyi motive eder.  

4.    Şakalar, kelime oyunları ve nükteler, kelimelerin ve durumların farklı perspektiflerden değerlendirilmesi olduğu için düşünmeyi sağlar ve motivasyonu artırır.

 

3. SEMBOLLEŞTİRME TAKTİĞİ

Öğrencilerin kendi doğaçlamalrı ile konu hakkında düşüncelerini  resim, şekil ve taklit kullanarak ifade edebilmesidir.  Olaylara bakış  ve öğrencilerin tanınması açısından önemli bir taktiktir.

 

 

4. GEÇMİŞE VE GELECEĞE YÖNELTME TAKTİĞİ

Öğrencilere konu ile ilgili , acaba bu geçmişte nasıldı? Sorusu ile konu irdelenir. Öğrencileri düşündürerek fikir üretmesini sağlar. Daha sonra gelecekte nasıl olabilir sorusu sorularak öğrencilerin yeni fikirler üretmesi beklenerek yaratıcı bir kimliğe kavuşması sağlanır. Hayal gücü gelişerek; geçmiş,şimdiki ve gelecek hakkında bir süreç takip eder. Zamanın sürekli değiştiği kavramı kazandırılır. 

 

 

5. ÖDEVLENDİRME TAKTİĞİ

Ödev öğrencilerin sınıf dışında yapacağı inceleme,araştırma ve tekrar etme etkinliğidir. Ödevler amacına uygun verilmeli ve kontrolü sağlanmalıdır.

 

ÖDEVİN AMACI NE OLMAMALI?

 

1. Öğrenciler sadece güçlük çeksin diye bir iş,

2. Öğrencilere sınıfta tamamlayamadıkları çalışmaları tamamlama fırsatı,

3. Öğrencileri sınıfta oyalama,

4. Öğrencilere ceza,

5. Öğrencilerin kendi kendilerine öğrenme yöntemi,

6. Veli de iyi öğretmen imajı yaratmak için,

7. Not vermek için olmamalıdır.

 

ÖDEVİN AMACI NE OLMALI?

 

1.      Amacı ve tamamlamanın neden önemli olduğu açıklanmalı,

•öğrencinin zamanına ve emeğine değmeli,  

2.      Velileri, öğrenciye uygun çalışma ortamı hazırlamak için teşvik etmeli,

3.      Öğrencinin emeğinin dikkate alındığını göstermek için toplanmalı,kontrol edilmeli ve üzerinde tartışılmalı,

4.      Öğrencilerin kişiliklerini ortaya koymalarına fırsat vermeli,

5.      Öğrencilerin yaratıcılıklarına fırsat sağlayarak öğrenme deneyimlerini zenginleştirmeli,

6.      Öğrencileri araştırmaya yöneltmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

6) NOT ALMA ve CÜMLELERİN ALTINI ÇİZME TAKTİĞİ

Kullanılan taktiklerden biri, metinde yazıların altını çizmedir. Anahtar sözcüklerin ve temel düşüncelerin altının çizilmesi,öğrenciler tarafından yaygınlıkla kullanılmaktadır. Ancak altını çizme, okunan metinde önemli düşüncelerle, önemli olmayanın ayırt edilmesine dayanır. Bazı öğrenciler tüm cümlelerin altını çizerler. Özellikle küçük sınıflarda öğrencilerin ön bilgilerinin yetersiz olması ve önemli düşünce ile önemli olmayanın ayırımını yapamaması nedeniyle bu hata daha fazla görülür. Altını çizmenin iki yararı vardır. Birincisi, altını çizme anahtar sözcükleri, temel düşünceleri fiziksel olarak yerleştirir, böylece gözden geçirme ve anımsama hızlı ve etkili gerçekleşir. İkincisi, altı çizilerek seçme süreci, varolan bilgiye yeni bilginin birleştirilmesine yardım eder Altını çizme anahtar noktalara, temel düşüncelere okuyanın dikkatini odaklayacağı stratejilerden biri olmasına karşın, küçük sınıflardaki öğrenciler için uygun değildir. Altıncı sınıfın altındaki öğrencilerin önemli bilgiyi belirlemede yeterli olmadıklarını, bu nedenle altını çizme taktiğinden yararlanamadıklarını görülmüştür. İnceleme soruları da dikkat sürecini etkileyen yollardan biridir.

 

Altını çizme gibi not almanın etkililiği, dikkati içeriğe ve anlamı destekleyen işleve yoğunlaştırma derecesine bağlıdır .  Metin kenarına not alma, öğrencinin tekrar etmesine, yeni bilgiye hazır olmasına ve kodlamasına yardımcı olur . Metin kenarına not alma, bilinmeyen sözcükleri yuvarlak içine alma, anlaşılmayan yerlere soru işareti gibi işaretler koyma, önemli düşünceleri gösteren işaretler ve açıklamalar, öğrencinin bu kısımlara dikkatini yoğunlaştırmasını sağlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

7) KODLAMA TAKTİĞİ

Öğrencilerin öğreniminde uzun belleğe kalıcı bilgilerin sağlanması için bu taktik kullanılır. Öğrenilecek harfler, kelime, cümleler veya formüller kodlama taktiği ile kalıcılığı sağlanabilir. İlginç kelime, cümle, mâni, şiir gibi anlamlı veya anlamasız ifadelerle kodlanarak bilgilerin kalıcılığı sağlanır. Örneğin H2O4 molekülü Hasan 2 salak Osman 4 gibi

 

UYGULAMALAR

 

1.      Öğretmen  işleyeceği üniteyi ele alır ve kazandıracağı hedef ve  davranışları göz önünde bulundurarak bir sıraya koyar ve bu üniteye uygun bir strateji seçer.

2.      Seçilen üniteyi kaç ders saati ayıracağını belirler ve içeriğin amacına bakılarak bu ders saatlerine aynı veya  ayrı ayrı yöntemleri belirler.

3.      belirlenen ders saatleri için belirlen yönteme uygun teknikler ve taktiler seçilerek planlamaya alınarak dersin işlenişi yapılır.

4.       ünitenin bitişine müteakip öğrencileri hedef ve davranışları kazanılıp kazanılmadığı gözden geçirilir.

 

 

ÖRNEK

6. sınıfın matematik dersinin kümeler ünitesini ele alalım.

Kümler ünitesinin 5 hedefi vardır.

Hedef 1’de 7 davranış vardır

Hedef 2’de 7 davranış vardır

Hedef 3’de 12 davranış vardır

Hedef 4’de 8 davranış vardır

Hedef 5’de 2 davranış vardır

Bu ünite için ayıracağımız (40 dk) 14 ders saati vardır. Bu ünite için seçtiğimiz strateji kubaşık öğrenme stratejisi olsun.

 

1.            ÜNİTE : KÜMELER

 

Ders saati

Strateji

Yöntem

Teknik

Taktik

1.Ders saati

Kubaşık öğrenme

Yaratıcı Drama

Beyin fırtınası

Sembolleştirme

Not alma

2. Ders saati

Kubaşık öğrenme

Tanımlar yardımıyla öğrenme

Soru –cevap

Beyin fırtınası

Güdüleme taktiği

3. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Tümevarım ve tümdengelim

Soru -cevap

Soruyu irdeleme

Not alama

4. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Tümevarım ve tümdengelim

Soru -cevap

Soruyu irdeleme

Ödevlendirme

5. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Analizle öğrenme

Gösterip yaptırma

Not alama

Güdüleme taktiği

6. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Analizle öğrenme

Problem çözme

Gösterip yaptırma

Not alma

Ödevlendirme

7. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Deneysel etkinlilerle öğrenme

Gösterip yaptırma

Soruyu irdeleme

Kodlama

8. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Deneysel etkinlilerle öğrenme

Gösterip yaptırma

Problem çözme

Güdüleme taktiği

9. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Sözlü anlatım

Soru -cevap

Ödevlendirme

10. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Tümevarım ve tümdengelim

Gösterip yaptırma

Soruyu irdeleme

11. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Yaratıcı drama

Problem çözme

Ödevlendirme

12. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Tartışma Çözümleme ve Bir.

Problem çözme

Gösterip yaptırma

Soruyu irdeleme

Not alama

13. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

Tartışma

Problem çözme

Soruyu irdeleme

Ödevlendirme

14. Ders saati

 

Kubaşık öğrenme

BDE

Beyin fırtınası

Sembolleştirme

Kodlama