Kapat (x)

Değerli Yazarlarımız ve Ziyaretçilerimiz,

Ocak 1998 yılından bu yana Türkiye' nin İLK Hakemli İnternet Dergisi olan Mevzuat Dergisi yıllardır sayısız akademik araştırmaya ve makaleye yer vererek Türkiye' de bilimin gelişmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Takipçilerinin de bildiği gibi Mevzuat Dergisi bir süredir gayrifaal duruma düşmüş olup son sayısını Haziran 2013 tarihinde çıkartmıştır. Başar Mevzuat olarak yol açmış olduğumuz elektronik yayıncılık günümüzde ülkemizde önemli noktalara gelmiş olup Mevzuat Dergisi bu yönden misyonunu tamamlamıştır.

Mevzuat Dergisi 31.10.2017 tarihine kadar sadece dergi yazarlarımızın yazdıkları makalelerine erişebilmesi ve gerekli yedeklerini alabilmesi amacıyla yayında kalacak olup bu tarihten sonra yayın hayatını sonlandıracaktır.

Bu gune kadar bize gostermis oldugunuz ilgi icin tesekkur ederiz.

Mevzuat Dergisi - Iletisim: info@mevzuatdergisi.com

 

 

 YIL: 8

SAYI: 92

AĞUSTOS 2005

 

 

önceki

yazdır

 

 

 

 Arş. Gör. Tuğba UÇMA

 

 Araş.Gör. Çağrı KÖROĞLU

 

 

  

TMS-7’YE GÖRE NAKİT AKIŞ TABLOSU


 ÖZET:

Son yıllarda nakit akış tablosu ile yapılan finansal analizlerin önemi daha çok anlaşılmıştır. TMSK ’nın hazırlamış olduğu yeni standartlardan biri TMS-7 Nakit  Akış Tablosu’dur. Bu çalışmada nakit akış tablosunu düzenlenmesine ve açıklanmasına yer verilmiştir.

   Anahtar Kelimeler: Nakit Akış Tablosu, Nakit Akımları

   ABSTRACT:

   In recent years, financial analysis with statement of cash flow is very important.

One of the new standarts of prepared by TMSK is TMS-7 Statement of Cash Flow.

This study explains that preparing statement of cash flow.

  Keywords: Statement of Cash Flow, Cash Flow

 

1.     GİRİŞ

Nakit Akış Tablosu 1990’lı yıllarda önemi daha da anlaşılan, finansman maliyetlerinin yükselmesi, kısa vadeli yatırım alanlarının zenginleşmesi nakit yönetiminin en önemli aracı olan son yasal düzenlemeler ile kullanımı yaygınlaşan bir finansal tablodur. Önceleri finans yöneticileri ve muhasebeciler fon akışı ve çalışma sermayesinden söz eder ve bu konuları analizlerinde büyük önem verirlerken, depoları stoklarla dolu büyük şirketlerin ve özellikle zincir mağazaların iflaslarından sonra, vadesi gelen borçların tahsil edilecek alacaklarla ödenemeyeceği anlaşılmış ve bunun sonucunda da nakit akış tablosu güncel bir hale gelmiştir.[1]

Türkiye muhasebe uygulamaları açısından reform olarak tanımlanabilecek çalışmalar olan 1 ve 2 No’lu Muhasebe Sistemi Uygulamaları Genel Tebliğleri ile tanımlanıp açıklanan ve gerek varlık toplamları gerekse iş kapasiteleri bakımından belirli bir düzeyi aşmış ticari kuruluşlarca düzenlenmesi zorunlu hale getirilen nakit akış tablosu, bir faaliyet dönemi içinde işletmede ortaya çıkan nakit akışlarını işletme faaliyetlerine ilişkin nakit akışları, yatırım faaliyetlerine ilişkin nakit akışları ve finanslama faaliyetlerine ilişkin nakit akışlarını gösteren finansal tablodur[2] şeklinde kısaca tanımlanmaktadır. Günümüzde nakit yönetiminin önem ve gereğinin artması sonucu önem kazanan bu tablonun bugüne kadar isteğe bağlı olarak düzenlenmesi uygulamacılar tarafından bu tablonun yeteri kadar anlaşılamamasına neden olmaktadır.

2499 sayılı SPK’nın EK-1. maddesi ile kurulan Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nun Bakanlar Kurulu kararı ile 24.02.2004 tarihinde yürürlüğe soktuğu “Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 9. maddesinin (b) bendi hükmüne göre finansal tabloların gerçek, güvenilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaca uygun, anlaşılabilir ve tutarlı finansal bilgiler üretebilmesini sağlayacak Türkiye Muhasebe Standartlarının oluşturulması gerekmektedir.” Bundan hareket edilerek nakit akış tablolarına ilişkin muhasebe standartlarının yayınlanması için tebliğ hazırlanmış ve TMS-7 Nakit Akış Tabloları 18.01.2005 tarihinde 25704 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu çalışmada TMS-7 Nakit Akış Tabloları, SPK’nın Nakit akış tablolarına ilişkin düzenlemeleri, BDDK’nın nakit akış tablolarına ilişkin düzenlemeleri ve Uluslararası Muhasebe Standartları Federasyonu (IFAC)’nun yayınlamış olduğu Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartlarından (IPSAS) IPSAS-2 Nakit Akış Tabloları (Cash Flow Statements) standardından bahsedilecek ve uygulamalar karşılaştırılacaktır.

 

 

2.     NAKİT AKIŞ TABLOSUNUN TANIMI

 

Nakit akış tablosu bir muhasebe kişiliğinin belirli bir dönemdeki nakit kullanımına ilişkin işlemlerini özetleyen bir finansal tablodur. Birbirini izleyen iki dönem arasındaki kasa ve banka hesabındaki değişmeyi açıklamayı amaçlayan bir tablodur.[3]

Karşılaştırmalı bilançolar ve gelir tabloları ile bir işletmenin muhasebe kişiliğinin mali yapısına, ekonomik başarımına ve fon kullanımına ilişkin çok önemli bilgiler elde edilebilmesine karşın bu kişiliğin nakit değerlerinin değişimine ve nakit yaratma gücüne ilişkin çok önemli bilgiler sağlanamamaktadır. Bu nedenle Nakit Akış Tablosu bir işletmenin likidite durumu ile ilgilenen bilgi kullanıcılarına gerekli bilgileri sağlayan bir tablodur.

Yine nakit akış tablosu bir işletmenin muhasebe kişiliğinin finanslama çalışmalarının başarımını gösteren ortak bir araçtır şeklinde de özetlenebilir.[4]

Bu anlatılanların ışığında nakit akış tablosu, para akışını özetleyerek hem geçmişin hem de gelecekteki finansman politikasının saptanmasında yani geleceğe yönelik nakit planlamasının yapılmasında gerek işletme yönetimi gerekse o işletmenin ilgilileri açısından büyük bir öneme sahiptir denilebilir.

 

3.     NAKİT AKIŞ TABLOSUNUN DÜZENLENMESİ

 

Ülkemizde, Türk Ticaret Kanunu, Vergi Kanunları, Bankalar Kanunu ve Sermaye Piyasası Mevzuatında yer alan muhasebe ve finansal raporlamaya ilişkin farklı hükümlerin yer alması işletmelerin aynı hesap dönemi için değişik finansal tablolar düzenlenmesine neden olmakta, hangi bilançoya göre oluşan karın dağıtılması gerekeceği konusunda ciddi tereddütler yaşanmaktadır.[5]

   Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) tarafından yayımlanan standartlar sayesinde tek tip finansal tabloların düzenlenmesi ve finansal tabloların Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarıyla uygunluğunun sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaçla TMSK’nın ilk yayınlamış olduğu standartlardan biri  TMS-7 Nakit Akış Tablosu ‘dur. Bu konuda SPK ve BDDK ‘nın da düzenlemeleri vardır. Nakit akış tablolarının düzenlenmesi ile ilgili SPK’nın 2003 yılında Seri:x1No:25 sayılı Muhasebe Standartları hakkındaki tebliği ve BDDK’nın 22.06.2002 tarihinde Muhasebe Uygulama Yönetmeliğine ilişkin 16 sayılı tebliği, yine Maliye Bakanlığı’nın 26.12.1992 tarihinde 21.447 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri Nolu Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliği de yer almaktadır.

Ancak son yıllarda yapılan muhasebe disiplinin standartlaştırılması çalışmaları yani Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarı taslağında, tüm işletmeleri bağlayacak şekilde muhasebe ve finansal raporlama konularının Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) tarafından yayınlanacak muhasebe standartlarına uyulacağına dair hüküm konmuş olması, yine Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK)’nun Bankalar Kanunu’nun yerini almak üzere Kredi Kuruluşları Kanunu Tasarısı taslağında muhasebe ve finansal raporlama konularında yapılacak düzenlemelerde TMSK’nın bu konuda görüşlerine başvurulacağına dair hüküm bulunması, yine Sermaye Piyasası Kurulu’nun 2003 yılında yayımlamış olduğu 25 nolu tebliğinde yer alan düzenlemeler ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na ek olarak TMSK’nın kurulması, TÜRMOB’a bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (TMUDESK)’nun faaliyetlerinin TMSK tarafından yürütülmeye başlanması bugün Türkiye’de TMSK’nın yayımladığı standartların en geçerli olacağını ortaya çıkarmaktadır.

TMSK’nın Uluslar arası Finansal Raporlama Standartlarına bağlı kalarak standartların çevirilerinin yapılması ve birebir çevirilerinin yapıldığı standartları yayımlaması bu çalışmada TMS-7 Nakit Akış Tabloları standardının açıklamasına yer verilecek ve sadece diğer düzenlemelerde TMS-7’den bir farklı yön varsa onlara değinilecektir.

 

4.     NAKİT AKIŞ TABLOSU STANDARDININ (TMS-7) AÇIKLANMASI

 

4.1                        STANDARDIN AMACI

 

İşletmeler kar elde etmek amacıyla farklı faaliyetlerde bulunmalarına karşın, özünde faaliyetlerine devam etmek yükümlülüklerini yerine getirmek ve yatırımcılarına getiri sağlamak gibi benzer nedenlerle nakde ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle tüm işletmeler nakit akış tablosu düzenlemek zorundadırlar.

Nakit akış tablosu, diğer finansal tablolarla beraber kullanıldığı zaman, ilgililerine işletmenin net aktiflerindeki değişimi, finansal yapının ve nakit akışlarının tutar ve zamanlamasını değişen koşullara ve fırsatlara uyum sağlamak amacıyla etkileme yeteneğinin de değerlendirilebilmesi için gerekli bilgiyi sağlar[6]

Ayrıca işletmeler arasındaki aynı işlem ve olaylar için farklı muhasebe uygulamalarının etkilerini elimine ederek farklı işletmelerin performans karşılaştırabilmelerine olanak vermektedir.

TMS-7’nin düzenleme amaçları bu şekilde sıralanabilir. SPK’nın ve BDDK’nın düzenlemelerinde de amaçlar aynıdır fakat BDDK’nın muhasebe uygulamalarına ilişkin 16 sayılı tebliğinde işletme faaliyetlerinin yatırım ve finansman faaliyetleri yanında bankacılık faaliyetleri yanında bankacılık faaliyetleri şeklinde de ayrımın yapıldığını görmekteyiz.

 

4.2                        TANIMLAR

Standardın tanımlar kısmında geçen tanımları şu şekilde ifade edebiliriz:

 

Nakit = İşletmedeki nakit ve vadesiz mevduatı

 

Nakit benzeri = Tutarı belirli bir nakde kolayca çevrilebilen kısa vadeli yüksek likiditeye sahip ve değerindeki değişim riski önemsiz olan yatırımlar

 

Nakit akışları = Nakit ve nakit benzerinin giriş, çıkışlarını

 

İşletme faaliyetleri = Bir işletmenin ana gelir getirici faaliyetleri ile yatırım ve finansman faaliyeti olmayan diğer faaliyetleri

 

Finansman faaliyetleri = Öz kaynaklar ile yabancı borçlanmaların yapısında ve tutarında değişiklik meydana getiren faaliyetlerini ifade eder.

 

Yukarıdaki bu tanımlar TMS-7 standardında yer alan tanımlardır.  SPK’nın 25 nolu tebliğinde de yine aynı tanımlar yer almaktadır. Fakat BDDK’nın 16 nolu tebliğine yukarıdaki tanımların yanında bir tanım daha vardır o da bankacılık faaliyetleridir.

 

Bankacılık faaliyetleri = Bir bankanın yatırım ve finansman faaliyetleri dışında kalan gelir getirici nitelikteki esas faaliyetleri ile ticari operasyon faaliyetleri şeklinde tanımlanır.

 

4.3                        STANDARDIN YÜRÜRLÜK TARİHİ

 

TMSK’nın yayımlamış olduğu TMS-7 Nakit Akış Tabloları 31.12.2005 tarihinden sonra başlayan hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir. (Madde-53)

 

4.4                        STANDARDIN İÇERİĞİ ve AÇIKLAMALAR

 

Standardın bu kısmında nakit akış tablosunun düzenlemesinde, tabloyu oluşturan kalemler ve nakit akış tablosunun temel unsuru olan nakit ve nakit benzerleri kavramına yer verilmiştir.

 

   a)  Nakit ve Nakit Benzerleri

 

Kısa vadeli nakit yükümlülükler için elde bulundurulan ve yatırım amacıyla veya diğer amaçlarla kullanılmayan varlıklardır. Bir varlığın nakit benzeri olarak kabul edilmesi için değeri kesinlikle saptanabilen bir nakde dönüştürülebilmesi değerindeki değişim riskinin önemsiz olması ve vadesinin de 3 ay ve daha az süreyle olan yatırımlar olarak tanımlanmaktadır.

(TMS-7, madde 7), TMS-7’de yer alan bu açıklama SPK ve BDDK’nın tebliğlerinde de aynen kabul edilmektedir. Yine öz sermayeyi temsil eden menkul kıymetlere yapılan yatırımlar vadesine kısa bir süre kala iktisap edilen ve üzerinde belirli bir itfa tarihi bulunan imtiyazlı hisse senetlerinde olduğu gibi özellikli durumlar hariç, nakit benzeri olarak kabul edilemez. Yine banka kredilerinin finansman faaliyetleri kapsamında kabul edildiği de görülmektedir. (TMS-7, madde 8)

 

 b )  Nakit Akış Tablosuna İlişkin Genel Esaslar

 

Döneme ilişkin nakit akışları, işletme, yatırım ve finansman faaliyetlerine dayalı bir biçimde sınıflandırılarak raporlanır. (TMS-7, madde 10) yani her işletme ait olduğu sektörün özelliğine göre kendi esas faaliyet gelirlerine göre alt kalemlerini oluşturur. Örneğin bankalar esas faaliyet geliri olarak faiz gelirleri, komisyon gelirleri…….. gibi sınıflandırma yapar. Yine her işletme ait olduğu sektörün özelliğine göre kendi esas faaliyet giderlerine göre alt kalemlerini oluşturur. Örneğin bankalar esas faaliyet giderleri olarak faiz ve komisyon giderleri gibi sınıflandırma yapar. (TMS-7, madde 11)

Sadece tek bir işlem farklı farklı şekilde sınıflandırılan nakit akışları içerebilir. Örneğin bir kredi ödemesi hem faiz hem de anapara ödemesini içeriyorsa faiz işletme faaliyeti olarak sınıflandırılırken, anapara finansman faaliyeti olarak sınıflandırılabilir. (TMS-7, madde 12)

Bu açıklamalardan sonra nakit akış tablosunun hazırlanmasına ilişkin kalemlerin nelerden oluştuğuna ve bu kalemlerin içerisinde yer alan alt unsurlara değinilecektir.

 

 

 

 

   1)  İşletme Faaliyetleri

 

İşletme faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları genellikle işletmenin ana gelir getirici faaliyetleriyle ilgili olup net karın veya zararın belirlenmesinde yer alan işlem ve olaylardan kaynaklanır. İşletme faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışlarına ait örnekler şu şekilde sıralanabilir. (TMS-7, madde 14)

 

a)          Satılan mallardan ve verilen hizmetlerden (satışlardan) elde edilen nakit girişleri

b)          Royalti, ücret, komisyon ve diğer hasılatlarla ilgili nakit girişleri,

c)          Mal ve hizmetler için yapılan ödemelerden kaynaklanan nakit çıkışları,

d)          Çalışanlara ve çalışanlar adına yapılan ödemelerden kaynaklanan nakit çıkışları,

e)          Sigorta şirketlerinin aldığı veya ödediği primler, tazminatlar, yıllık ödemeler ve poliçeyle ilgili diğer yükümlülükler nedeniyle oluşan nakit giriş ve çıkışları,

f)            Finansman veya yatırım faaliyeti ile doğrudan ilgili olmadığı sürece kurum kazancı üzerinden hesaplanan diğer vergiler ile ilgili nakit çıkışları veya söz konusu vergiler kapsamında alınan vergi iadeleri ile ilgili nakit girişleri,

g)          Alım satım amaçlı elde bulundurulan sözleşmelerle ilgili nakit girişleri ve çıkışları,

 

Dönem net karının belirlenmesinde dikkate alınsa bile, bir maddi duran varlık satışı sonucu oluşan nakit akışları yatırım faaliyetlerinden elde edilen nakit akışları olarak değerlendirilir.

Yine bir işletme satış amacıyla stok bulundurmaya benzer bir şekilde bir işletme alım-satımı amacıyla menkul kıymet bulundurabilir. Bu işlemler sonucu elde edilen nakit akışları da işletme faaliyetleri içerisinde sayılabilir. (TMS-7, madde 15).

İşletme faaliyetlerinin SPK’da da aynı içerikle yer aldığını görebiliyoruz. Ancak bu işletme faaliyetlerini BDDK’nın 16 sayılı tebliğinde bankacılık faaliyetleri adı altında düzenlenmiştir.

Bankacılık faaliyetleri: Bankanın ticari portföyünde yer alan alım-satımı amaçlı menkul kıymetlerin edinilmesi ve satışı, nakit avansları ve krediler gibi bankaların esas gelir yaratan ve sonuçları dönem net kar veya zararına yansıyan faaliyetlerden kaynaklanan nakit alımlarını bankacılık faaliyetleri olarak sınıflandırılmaktadır. (BDDK 16 sayılı tebliği-md.6)

 

 

2)   Yatırım Faaliyetleri

 

Yatırım faaliyetlerine ilişkin genel nakit akışlarına ilişkin örnekler şöyle sıralanabilir.(TMS-7, madde 16) :

 

a)          Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ve diğer uzun vadeli varlıkların alımı ile ilgili nakit çıkışları.Bu ödemeler, aktifleştirilen geliştirme harcamalarını ve işletmenin inşa ve imal ettiği maddi duran varlıklara ilişkin nakit çıkışını da içerir.

b)          Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ve diğer uzun vadeli varlıkların satışı giderlerle ilgili olmadığı sürece, başka bir işletmeye ile ilgili nakit girişleri;

c)          Nakit benzeri veya alım satım amacıyla elde tutulan araçlarla ilgili olmadığı sürece, başka bir işletmeye iştirak etmek veya o işletmenin borçlanma aracını satın almak için ve müşterek yönetime tabi teşebbüse (İş ortaklığına) katılmak için yapılan nakit çıkışları.

d)          Nakit benzeri veya alım satım amacıyla elde tutulan araçlarla ilgili olmadığı sürece, başka bir işletmenin hisse senedinin veya borçlanma aracının veya işletmenin bir müşterek yönetime tabi teşebbüse (İş ortaklıklarındaki) payının satılması sonucu elde edilen nakit girişleri;

e)          Finansal kurumların yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, işletmeler tarafından  üçüncü kişilere verilen avans ve borçlara ilişkin nakit çıkışları;

f)            Finansal kurumların yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, işletmelerin üçüncü kişilere verilen  avans, kredilerden yapılan tahsilatlar,

g)          Alım satım amacıyla yapılanlar ve finansman faaliyetleriyle ilgili olanlar hariç, vadeli işlem veya forward sözleşmesi, opsiyon sözleşmeleri ve swap sözleşmelerine ilişkin nakit giriş ve çıkışları.

 

Riskten korunmak amacıyla yapılan sözleşmeden doğan nakit akışları, riskten korunması amaçlanan kalemin nakit akışının sınıflandırılmasına uygun şekilde sınıflandırılır.

Yatırım faaliyetleri hem SPK hem de BDDK düzenlemelerinde içerik açısından aynıdır. Arada büyük bir farlılık görülmemektedir.

 

3)      Finansman Faaliyetleri

 

Finansman faaliyetlerine ilişkin nakit akışları, işletmeye sermaye sağlayanların işletmedeki gelecekteki nakit akışlarından talep edecekleri kısmın belirlenmesini sağlamak üzere ayrı olarak açıklanır. Finansman faaliyetlerine ilişkin nakit akışları örneklerine aşağıda yer verilmiştir. (TMS-7, md.17)

a)          Hisse senedi ve diğer öz sermaye araçlarının ihracından sağlanan nakit girişleri,

b)          Sermayenin azaltılması veya işletmenin kendi hisse senetlerini almasıyla ilgili nakit çıkışları,

c)          Borçlanma araçları ihracı ve diğer uzun ve kısa vadeli krediler ile sağlanan nakit girişleri,

d)          Borç ödemelerine ilişkin nakit çıkışları,

e)          Finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan borç ödemelerine ilişkin nakit çıkışları

 

Finansman maliyetlerine ilişkin düzenlemelerde hem SPK hem de BDDK düzenlemelerinde aynı içerikle verilmiştir.

 

 

 

  c)   Nakit Akış Tablosunun Raporlanmasına İlişkin Esaslar

 

1.                 İşletme Faaliyetlerinden Sağlanan Nakit Akışlarının Raporlaması İşletme faaliyetlerine ilişkin nakit akışları aşağıdaki yöntemlere göre raporlanabilir. (TMS-7, md.18) :

 

a)                Brüt nakit girişleri ve brüt nakit çıkışlarına ait ana grupların belirtildiği Brüt (dolaysız) yönteme göre, veya

b)                Net kar/zararın, gayri nakdi işlemlerin, geçmiş veya gelecek işlemlerle ilgili nakit giriş ve çıkışları tahakkuklarının veya ertelemelerinin ve yatırım veya finansman faaliyetleriyle ilgili nakit akışlarına ilişkin gelir ve gider kalemlerinin etkilerine göre düzeltildiği net (dolaylı) yönteme göre.

 

 

 

- Doğrudan Yöntem:

Doğrudan yöntemde, brüt nakit girişleri ve brüt nakit çıkışlarına ait ana gruplar, işletmenin muhasebe kayıtlarının incelenmesiyle veya gelir tablosu kalemlerinin, stoklarda ve faaliyetle ilgili alacak ve borçlarda dönem içinde meydana gelen değişiklikler, diğer nakit dışı kalemler ve nakit etkisi yatırım veya finansman faaliyetlerinden kaynaklanan net nakit akışları, aşağıdakilerin etkileriyle net kar veya zararın düzeltilmesi sonucu belirlenir.[7]

 

a)                Dönem içerisinde stoklar, faaliyetle ilgili alacak ve borçlardaki değişikler,

b)                Amortisman, karşılıklar,ertelenmiş vergi, gerçekleşmemiş kur farkı gelir ve giderleri ve dağıtılmamış iştirak temettü gelirleri gibi nakit dışı kalemler,

c)                 Nakit etkisi, yatırım veya finansman nakit alımlarıyla ilgili olan kalemler.

 

Esas faaliyetlerden kaynaklanan net nakit alımlarının dolaylı yöntem yoluyla gösteriminde, gelir tablosunda yer alan hasılat ve giderler ile dönem içerisinde stoklardaki ve faaliyetle ilgili alacak ve borçlardaki değişimlerin gösterimi alternatif olarak kullanılabilir.

 

-  Dolaylı Yöntem:

 

Dolaylı yöntem doğrudan yöntem kadar ayrıntılı ve açıklayıcı değildir. Tablonun bu yönteme göre düzenlenmesi durumunda işletme faaliyetlerinden sağlanan net nakit fazla ve eksiği belirtilmekte, faaliyetlerin neden olduğu nakit giriş ve çıkışlarının dökümü yapılmamaktadır.

Bu yöntemde başlangıç noktasını gelir tablosunda raporlanan net kar oluşturmaktadır. Daha sonra net nakit akışı (nakit girdi ve kullanımı) sağlamayan örneğin amortisman, karşılık gibi hesabı giderlerin net kara yaptığı etkiler düzeltilmektedir.[8]

Dolaylı yöntemde, işletme faaliyetlerinden sağlanan nakit akışları net dönem kar zararının aşağıdaki etkilere göre düzeltilmesi ile tespit edilir. (TMS-7 Madde 20)

-  Dönem içerisinde stoklar faaliyetle ilgili alacak ve borçlardaki değişiklikler.

-  Amortisman, karşılıklar, ertelenmiş vergi, gerçekleşmemiş kambiyo kar zararları, iştiraklerin dağıtılmamış karları ve azınlık payları

-  Nakit etkisi, yatırım veya finansman faaliyeti nakit akışlarıyla ilgili olan kalemlerinden oluşmaktadır.

 

İşletme faaliyetlerinden sağlanan nakit akışlarının raporlanması SPK’nın tebliğlerinde yine aynı şekilde belirtilmiştir. Ama BDDK’da durum biraz daha farklıdır. BDDK’da nakit akışlarının raporlanması tek başlık altında toplanmış ve şu şekilde açıklanmıştır.[9]

 

a)          Bankanın vadesiz mevduat kabul etmesi ve vadesiz mevduat hesabından çekilen tutarlar, yatırım fonlarındaki müşteriler adına muhafaza edilen fonlar, mülk sahiplerine ödenmek üzere tahsil edilen kira bedelleri gibi bankanın faaliyetlerinden ziyade müşterilerin faaliyetlerinden kaynaklanan ve müşteriler adına yapılan nakit tahsilat ve ödemeleri,

b)          Kredi kartı müşterilerinin anapara bakiyelerine, yatırım alım ve satım işlemlerine veya üç aydan daha kısa vadeli diğer borçlanmalara ilişkin olarak yalpan avans ve geri ödeme kayıtları gibi,kısa vadeli, devir hızı yüksek ve büyük tutarlarda olan işlemlerden  kaynaklanan nakit girişleri ve çıkışları,

c)          Mevduat kabulü ve mevduat hesaplarına ilişkin ödemelerden, bankaların diğer finansal kuruluşlar neznindeki mevduatları ile bu hesaplardan çektikleri tutarlardan, verdikleri kredi ve avanslar ile bunların geri ödemelerinden kaynaklanan nakit tahsilat ve ödemeleri şeklinde sınıflandırılarak açıklanmıştır.

 

2.          Yatırım ve Finansman Faaliyetleriyle İlgili Nakit Akışlarının Raporlanması

 

İşletmeler aşağıda açıklanacak netleştirme esasına göre raporlananlar hariç olmak üzere yatırım ve finansman faaliyetleri sonucu ortaya çıkan brüt nakit çıkışlarını ana gruplar itibariyle sınıflayarak ayrı olarak gösterilmesi şeklindedir. (TMS-7 Madde 21)

 

3.          Nakit Akışlarının Netleştirilmesi

 

İşletmenin esas, yatırım ve  finansman faaliyetlerinden kaynaklanan işletme yerine müşterilerin nakit akışını yansıtan ve işletme tarafından müşteriler adına yapılan nakit tahsilat ve tediyeler ki bunlara örnekler şu şekilde sıralanabilir. (TMS-7 Madde 22)

-         Bir banka açısından vadesiz mevduat olarak yatırılan ve çekilen paralar

-         Bir aracı kurumun müşterileri adına tuttuğu fonlarla ilgili nakit akışları

-         Mülk sahipleri adına tahsil edilen ve daha sonra bunlara ödenen kiralar

 

Yine devir hızı yüksek, tutarları büyük vadeleri kısa olan kalemlere ilişkin nakit girişleri ve çıkışları ki bunlara örneklerde şu şekilde verilebilir. (TMS-7 Madde 23)

-         Kredi kartı müşterilerine ilişkin anapara ödemeleri

-         Menkul kıymet alım ve satımları

-         Vadesi üç aydan daha kısa olan diğer kısa vadeli borçlanmalardır.

 

Nakit akışlarının netleştirme esasına göre finansal kuruluşların aşağıdaki faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları da raporlanabilir. Bunlar TMS-7’nin 24. maddesinde şöyle sıralanmıştır.

-  Vadeli mevduat kabulü ve geri ödemesinden kaynaklanan nakit giriş ve çıkışları

-  Diğer finansal kurumlara yatırılan ve bu kurumlardan çekilen mevduatlar

-  Müşterilere verilen krediler, avanslar ve bunların geri ödemeleri şeklinde sıralanabilir.

 

TMS-7’de sıralanan nakit akışlarının netleştirilmesi ve raporlanması SPK’nın 25 nolu tebliğinin 120. maddesinde de aynı şekilde açıklanmıştır.

 

4.                 Diğer Kısımlarla İlişkili Hükümler

 

Yabancı Paraya Dayalı İşlemlerle İlgili Nakit Akışları

 

TMS-7’nin 25.maddesine göre yabancı paraya dayalı işlemlerden kaynaklanan nakit akışları, nakit akışı gerçekleşme tarihindeki kurlar üzerinden ilgili işletmenin para birimi üzerinden ilgili işletmenin fonksiyonel para birimine çevrilir. Yine yabancı ülkedeki bağlı şirketlerin nakit akışları da gerçekleştiği tarihteki kur kullanarak yabancı ülkede kullanılan para biriminden işletmenin fonksiyonel para birimine çevrilmektedir.

TMS-7’de yabancı paraya dayalı nakit akışları TMS-21 Kur Değişiminin Etkileri uyarınca işletme tabi tutulmaktadır. SPK’nın 25 nolu tebliğinde ise yabancı paraya dayalı nakit akışları 25 nolu tebliğin Kur Değişiminin Etkileri başlıklı kısmı uyarınca işletme tabi tutulur. BDDK’nın 16 nolu tebliğinde ise yabancı paraya dayalı nakit akışları ise TMS-21 Kur Değişim Etkileri Standardı çerçevesinde işleme tabi tutulur.

 

Olağan Dışı Kalemler

 

TMS-3’e göre TMUDESK’in hazırlamış ve 1996 yılında yayımlamış olduğu TMS-3 nakit akış tabloları standardına göre olağan dışı kalemlere ilişkin nakit akışları, işletme yatırım ve finansman faaliyetlerinden hangisinden kaynaklandıkları dikkate alınarak ilgili faaliyet sınıfı altında ayrı olarak gösterilir.

TMSK’nın yayımladığı TMS-7’ye göre olağandışı faaliyetlerin ait olduğu faaliyete göre ayrı olarak gösterilmesini gerekliliği Uluslar arası Finansal Raporlama Standartlarında yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Faiz ve Temettüler

TMS-7’ye göre 31. maddesine göre faiz ve temettülere ilişkin nakit giriş ve çıkışları ayrı şekilde açıklanır. Bu kalemlerin her biri dönemler arasında tutarlı bir şekilde işletme, yatırım veya  finansman faaliyetleriyle ilgili oluşlarına göre sınıflandırılır.

Gelir tablosuna alınan veya Türkiye Muhasebe Standardına da yer verilen alternatif yöntem uyarınca aktifleştirilen yöntem uyarınca aktifleştirilen dönemin toplam faiz giderleri nakit akış tablosunda açıklanır.finansal kuruluşlar için faiz gelir ve giderleri ile temettüler genellikle esas faaliyetlerle ilgili nakit akışları içerisinde yer alır. Faiz giderleri ve temettüler net kar veya zararın hesaplanmasında dikkate alındığı için işletme faaliyetlerine ilişkin nakit akışları olarak sınıflandırılabilir.

Temettü ödemeleri elde edilen finansman kaynaklarının maliyetlerini oluşturduklarından finansman faaliyetlerine ilişkin nakit akışı olarak sınıflandırılmaktadır. Bu açıklamalar SPK’nın 25 nolu tebliğinde ve BDDK’nın 16 sayılı tebliğinde aynen yer almaktadır.

 

  Vergiler

 

  Vergilerle ilgili nakit akışları ayrıca açıklanmakta ve bu nakit akışları açık olarak finansman ve yatırım faaliyetleriyle ilgili olmadıkları takdirde işletme faaliyetlerinden nakit akışı olarak sınıflandırılmıştır. TMS-7’nin 36. maddesine göre vergiler işletme faaliyetleriyle, yatırım ve finansman faaliyetleri ile ilgili nakit akışları yaratan işlemlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Bu SPK’nın 25 nolu tebliğinde de aynen bu içerikle yer almıştır. ancak BDDK’nın 16 nolu tebliğinde yukarıdaki açıklamaların yanında ödenen vergilerden kaynaklanan nakit akışları, bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları içersinde ayrıca gösterileceğine dair bilgiler yer almaktadır.

 

Bağlı Ortaklıklar,İştirakler ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar

 

 TMS-7’nin 37. maddesine göre bağlı ortaklıklar veya iştirakler maliyet esası veya öz sermaye yöntemi ile muhasebeleştirildiğinde, ana ortaklık ile bağlı ortaklıklar ve iştirakler arasındaki nakit akışları örneğin temettü tahsilatları ve avans ödemeleri ve diğer nakit akışları da nakit akış tablosunda gösterilir.

Yine müşterek yönetime tabi işletme payının oransal konsolidasyon yöntemine göre raporlanması durumunda ana ortaklığın konsolide nakit akış tablosunda, ortak yönetime tabi işletmenin nakit akışlarından ana ortaklığa düşen pay konsolide nakit akışında yer alır.

TMS-7’de yer alan bu açıklamalar SPK ve BDDK’nın tebliğlerinde aynı içeriklerle yer almaktadır.

 

İşletmenin Bağlı Ortaklık Ve İşletme Birimlerinin İktisabı (Edinilmesi) Ve Elden Çıkarılması

 

TMS-7’nin 39. maddesine göre işletmenin bağlı ortaklık ve diğer birimlerinin satın alınması ve elden çıkarılması sonucunda ortaya çıkan toplam nakit akışları nakit akış tablosunda ayrıca gösterilir ve yatırım faaliyeti olarak gösterilir. Yine işletmeler, bağlı ortaklık ve işletme birimlerinin dönem içerisindeki alım ve satımlarıyla ilgili olarak aşağıdaki hususlar TMS’de 40. maddede şöyle;

-        İlgili kaleme ilişkin satın alma veya satışların toplam tutarı

-        Bu kaleme ilişkin satın alma veya satışların nakit veya nakit benzerleri tutarı

-        İktisap edilen veya elden çıkarılan bağlı ortaklık veya işletme birimi bünyesindeki nakit veya nakit benzerlerinin tutarı

-        Satın alınan veya satılan bağlı ortaklık veya işletmenin birim bünyesindeki nakit veya nakit benzerleri dışındaki varlık ve yükümlülüklerin ana gruplar itibariyle tutarları sıralanmıştır.

 

Yine satın alınma veya elden çıkarma bedeli olarak ödenen veya alınan nakitler, karşılığında satın alınan veya elden çıkarılan nakit ve nakit benzerleri ile netleştirilerek nakit akış tablosunda gösterileceği de açıklanmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar SPK ve BDDK’nında düzenlemelerinde TMS-7’nindekinde

olduğu gibi yapılmıştır.

 

Nakit Akışı Oluşturmayan İşlemler

 

TMS-7’ye göre yatırım ve finansman faaliyetlerinden nakit veya nakit benzeri kullanımı gerektirmeyen işlemler nakit akış tablosunda yer almaz. Bu işlemler yatırım ve finansman faaliyeti ile ilgili tüm gerekli bilgileri içerecek şekilde diğer finansal tablo ve dipnotlarda yer alır. TMS-7’nin 44. maddesine göre nakit akışı yaratmayan işlemlerin örneklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

-        Aktiflerin borçlanma veya finansal kiralama yoluyla elde edilmesi

-        Bir işletmenin hisse senedi ihracı yolu ile elde edilmesi

-        Borçların öz sermayeye dönüştürülmesi

 

SPK ve BDDK düzenlemelerinde de konu aynı şekilde işlenmiş ve bir farklılık görülmemektedir.

 

Nakit Veya Nakit Benzerlerinin Unsurları

 

TMS-7’ye göre nakit akış tablosunda yer alan nakit ve nakit benzerlerinin unsurlarını açıklar ve nakit akış tablosundaki tutarlar ile bilançoda bunlara karşı gelen tutarlar arasındaki mutabakatın gösterilmesi sağlanmaktadır.

İşletmeler, çeşitli nakit yönetimi uygulamaları ve bankacılık kuralları ile Türkiye Muhasebe Standardı 1, TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu  Standardı’na uygun olarak nakit ve nakit benzerlerinin kompozisyonuna ilişkin politikalarını dipnotlarda açıklar.

Nakit ve nakit benzerlerinin unsurlarının belirlenmesine ilişkin muhasebe politikalarında meydana gelen değişiklikler, örneğin daha önce işletmenin yatırım portföyünde yer alan finansal araçların sınıflanması ve bunların etkileri TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar Standardı hükümlerine uygun olarak dipnotlarda açıklanır.

 Yine bu açıklamalar BDDK’nın ve SPK’nın tebliğlerinde de görülmemektedir. Yani içerik olarak TMS-7’deki açıklamaları destekleyici yöndedir.

 

   Diğer Açıklamalar

 

   TMS-7’nin 48. maddesine göre işletmenin ortaklıklarının elinde bulunan ve grup tarafından kullanımı pek mümkün olmayan önemli tutardaki nakit ve nakit benzerleri tutarlarına ilişkin bilgiler nedenleriyle birlikte nakit akış tablosunda gösterilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Yine işletme tarafından tutulan nakit ve nakit benzerlerinin grup tarafından kullandırılmayacağı çeşitli durumlar da bulunmaktadır. Örneğin kambiyo kontrolünün olduğu veya nakdin dışarıya çıkarılması ile ilgili kısıtların bulunduğu bir ülkede faaliyet gösteren bağlı ortaklıklar gösterilebilir.

Ayrıca işletmeler finansal tablo kullanıcılarının işletmenin durumu ve likiditesini daha iyi değerlendirmelerini sağlamak amacıyla aşağıdaki ek bilgileri yönetimin yorumu ile birlikte açıklanabilir. (TMS-7 Madde 50)

a)                Kullanım imkanları üzerindeki kısıtlar da belirtilmek üzere, işletmenin gelecekteki esas faaliyetleri ve sermaye taahhütlerinin ifası için kullanımı mümkün olan kredi imkanları,

b)                Oransal koordinasyon yöntemiyle muhasebeleştirilen iş ortaklıklarının (ortak yönetime tabi teşebbüslerin) tümü ile ilgili olarak bunların işletme, yatırım ve finansman faaliyetlerinden doğan nakit akışlarının toplam tutarı,

c)                İşletme kapasitesinin korunması için gerekli olan nakit akışlarından ayrı olarak, işletme kapasitesinde artış yaratan nakit akışlarının toplam tutarı,

d)                Türkiye Muhasebe Standardı TMS 14. Finansal Bilgilerin Bölümlere Göre Raporlanması standardındaki hükümler çerçevesinde, işletmenin endüstriyel veya coğrafi bölümlerinin işletme, yatırım ve finansman faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışlarının toplam tutarı,

 

Yukarıda yapılan bu açıklamalar SPK’nın ve BDDK’nın da tebliğlerinde de aynı içerikle yer almaktadır.

 

5.                 Nakit Akış Tablosunun Düzenlenmesi ve Sayısal Örnek

 

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra nakit alım tablosunun düzenlenmesi kısmında öncelikle tekdüzen hesap planına uygun olarak 1 Sıra nolu Maliye Bakanlığı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğindeki (MSGUT) nakit akış tablosuyla ilgili olan format, SPK’nın  25 nolu tebliğinde yer alan format ve TMS-7’nin nakit akış tablosu ile ilgili formatı Tablo 1, Tablo 2, Tablo 3 şeklinde sıraladıktan sonra tüm tabloların karşılaştırılması ve aradaki farklılığın açıklanarak somut örnekler desteklenmesi sağlanmıştır.

İlk olarak Maliye Bakanlığı’nın genel tebliğlerine göre nakit akış tablosunun düzenlenmesinde bilançodan alınan dönem başı nakit mevcudunun kaydı ile başlamaktadır. Burada yapılan bir açıklamaya[10] göre vade taşımayan çeklerin nakit gibi değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu tebliğde sadece çek kelimesi geçmesine rağmen yasalara göre derhal nakde çevrilmesi mümkün olan hatta derhal paraya çevrilebilen kupon, havale ve benzeri belgeler de nakit gibi işlem görmektedir. TMS-7’ye göre ise tabloda görüldüğü gibi ilk olarak işletme faaliyetlerine ilişkin nakit alışlarından tabloya başlamaktadır.

Yine Muhasebe hesap planına göre dönem içi nakit girişlerinin birincisi satışlardır ve bu nedenle giren nakit tutarı;[11]

 

Satışlardan sağlanan nakit girişi

a)          Net Satışlar (+)

b)          Ticari Alacaklardaki Artışlar (Satışlardan Kaynaklanan) (-)

c)          Ticari Alacaklardaki Azalışlar (Satışlardan Kaynaklanan) (+)

d)          Alınan Sipariş Avanslarındaki Artışlar (+)

e)          Alınan Sipariş Avanslarındaki Azalışlar (-)

f)            Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakedişleri Artışları (+)

g)          Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakedişleri Azalışlar (-)

şeklinde hesaplanmaktadır.

 

Muhasebe hesap planında yer alan hesaplar şunlardır:

600 No’lu Yurtiçi Satışlar, 601 No’lu Yurtdışı Satışlar, 602 No’lu Diğer Satışlar hesaplarının kalıntılar toplamından 610 No’lu Satış Iskontoları, 612 No’lu Diğer İndirimler hesaplarının bakiyelerinin düşülmesiyle elde edilen değer toplamından (net satışlardan) 340 No’lu Alınan Sipariş Avansları Hesabının borcuna kaydedilerek mahsup edilen önceden yapılan tahsilatın  düşülmesiyle hesaplanmalıdır. Alıcılar hesabının kalıntısında meydana gelen artış veya azalış ise yine hesap planında yer alan hesap kod ve isimleri belirtilerek şöyle hesaplanabilir.

(120 No’lu Alıcılar Hesabının Dönem Sonu Kalıntısı – Bu Hesabın Dönem Başı Kalıntısı) + (121 No’lu Diğer Ticari Hesabının Dönem Sonu Kalıntısı -Bu Hesabın Dönem Başı Kalıntısı) + (128 No’lu Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabının Dönem Sonu Kalıntısı – Dönem Başı Kalıntısı) + (220 No’lu Alıcılar Hesabının (alıcılardan gelecek hesap dönemlerinde alınacak değerlerin kaydedildiği hesap) Dönem Sonu Kalıntısı – Dönem Başı Kalıntısı) + (221 No’lu Alacak Senetleri Hesabının (vadeleri gelecek hesap dönemlerine isabet eden alacak senetlerinin kaydedildiği hesap) dönem sonu kalıntısından dönem başı kalıntısı formülü ile bulunan değerden nakit girişi oluşturmayan ancak alacaklarda azalma meydana getiren;

 

·                   122 Nolu Hesapta izlenen alacak senetleri reeskontu’nun

·                   120 Nolu Hesapta izlenen şüpheli ticari alacaklar için ayrılan karşılıklar

·                   Satış işlemini kolaylaştırmak ve beraber bir satış işlemi olmayan verilen depozito ve teminatlar

·                   Değersiz hale gelen ticari alacakların

·                   Ticari Alacaklardan değişik nedenlerle yapılan (örneğin veya hizmet satışı yapılan bir müşteriden, mal veya hizmet alımı yapılması nedeniyle borçlanılması nedeniyle bu borcun mahsubu) mahsupların düşülmesi gereklidir.

 

Bu açıklamalardan sonra muhasebe hesap planında yapılan bu hesaplamalar aynı şekilde TMS-7’de de kullanılmaktadır. Çünkü esas faaliyet gelirlerinden sağlanan nakit girişlerinin de hesaplanmasında  satışlardan sağlanan nakit girişlerinin de hesaplanması gerekir. Bunun için yukarıda sayılan hesaplar kullanılmaktadır. Ancak burada belirtilen esas faaliyet giderleri her işletmenin ait olduğu sektörün özelliğine göre kendi  esas faaliyet giderlerine göre alt kalemleri oluşturmaktadır. Örneğin BDDK’nın düzenlediği 16 sayılı tebliğe göre bankalar esas faaliyet geliri olarak faiz gelirleri, komisyon gelirleri vb. gibi kalemleri yer almaktadır.[12]

Muhasebe kişiliğinin diğer faaliyetleri sonucunda elde edilen olağan gelir ve karlardan sağlanan nakit girişleri muhasebe hesap planına göre açıklanan nakit akış tablosunda yer almaktadır. Bu bilgiler de gelir tablosundan ele edilir. Bu kalemde yer alacak değerin hesaplanması için gelir tablosunda yer alan değerden tahakkuk etmiş fakat henüz tahsil edilmemiş gelir tutarı düşülür, tahsil edilmemiş fakat hesaba henüz tahakkuk etmemiş örneğin peşin olarak alınan abone ücretleri vb. gelirler gibi 180 No’lu Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabına kaydedilen işlemler, 644 nolu hesaptan gelir tablosuna aktarılan Konusu Kalmayan Karşılıklar gibi nakit girişi sağlamayan kalemler düşülür.[13]

TMS-7’ye göre düzenlenen nakit akış tablosunda ise ikinci kalem esas faaliyet giderlerine ilişkin nakit çıkışlarıdır. Bunun da alt kalemlerinin hesaplanmasında ;

 

Maliyetlerden ve stok değişimlerinden kaynaklanan nakit çıkışları (-)

a)          Satışların Maliyeti (+)

b)          Stoklardaki Artışlar(+)

c)          Stoklardaki Azalışlar (-)

d)          Ticari Borçlardaki Azalışlar (Alımlardan Kaynaklanan) (+)

e)          Ticari Borçlardaki Artışlar (-)

f)            Amortisman ve Nakit Çıkışı Gerektirmeyen Giderler (-)

g)          Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetlerindeki Artışlar (+)

h)          Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetlerindeki Azalışlar (-)

 

Faaliyet Giderlerine İlişkin Nakit Çıkışları (-)

a)          Araştırma Geliştirme Giderleri (+)

b)          Pazarlama Satış Dağıtım Giderleri (+)

c)          Genel Yönetim Giderleri (+)

d)          Amortisman ve Nakit Çıkışı Gerektirmeyen Diğer Giderler (-)

 

Yukarıda sayılan hesaplamalar yapılmaktadır.[14] yine buradaki esas faaliyetler, her işletmenin kendi sektörünün özelliğine göre kendi alt kalemlerini oluşturmaktadır. Mesela BDDK’nın 16 sayılı tebliğinde bankalar için esas faaliyet giderleri ve komisyon giderleri vb. şeklinde açıklanmıştır.

SPK’nın 25 nolu tebliğine göre nakit akış tablosunun kalemleri biraz daha farklıdır. Aynı TMS-7’de olduğu gibi esas faaliyetlerden kaynaklanan nakit akışları ile başlamaktadır. Burada bu kalemin alt kalemleri SPK’nın kendi faaliyet alanına bağlı kalınarak faiz ve komisyon gelirleri, faiz ödemeleri, kredi alacakları vb. şekilde sınıflandırılmıştır. Bu kalemler SPK’da faaliyet gösteren finansal kurumlar için belirlenmiştir. Yani burada dikkat edilmesi gereken işletmenin faaliyet alanları ve buralardan sağladığı nakit akışlarıdır. Çünkü aracı kurumlar, finansal kurumlar, borsaya tabi olan şirketler için ayrı ayrı bu kalemlerin belirlenmesi gerekecektir.

Muhasebe Hesap Planı’na göre nakit akış tablosunun, nakit girişlerinin üçüncü kalemi olağan dışı gelir ve karlardan sağlanan nakit girişleridir. Ve olağan dışı gelir ve karları ise fon girişi sağlamayan gelir/karlar olan konusu kalmayan karşılıklar, reeskont faiz gelirleri, gelir tahakkukları, gelecek yıllara ait gelirler azalışlar oluşturmaktadır. [15] TMS-7’ye göre ise olağan dışı gelir ve karlardan sağlanan nakit girişlerine yer verilmiştir. Burada dördüncü kalem diğer gider ve zararlardan kaynaklanan nakit çıkışlarına yer verilmiştir.

SPK’da ise bu karşılık diğer nakit çıkışları şeklinde belirtilmiştir.

Muhasebe Hesap Planı’na göre daha sonraki kalem kısa vadeli yabancı kaynaklardaki artışlardan sağlanan nakit (alımlarla ilgisi olmayan) tir. TMS-7’ye göre ise bu başlık işletme faaliyetleriyle ilgili varlık ve yabancı kaynaklardaki değişikliklere ilişkin nakit akışları şeklinde düzenlenmiştir. Aynı zamanda finansman giderlerinden kaynaklanan nakit çıkışları yer almaktadır. Bunu Muhasebe Hesap Planı’na göre hazırlanan tabloda kısa vadeli ve uzun vadeli olarak iki aşamada ele alındığını da görmekteyiz. Bunlar kısa ve uzun vadeli kredileri, sermayenin nakit olarak arttırılmasını veya nakit sermaye taahhütlerinin yerine getirilmesi, çıkarılan hisse senetleri nominal değerleri üzerinde primli olarak satılmışsa bu iki değer arasındaki pozitif fark yani hisse senedi ihraç primi şeklinde bir nakit kaynağı olarak ayrı ayrı raporlandığını görmekteyiz.[16] Ayrıca SPK’da bu kalemlere yer verilmemektedir.

Muhasebe Hesap Planı’na göre nakit girişlerinin son kalemi diğer dönen varlıkların satışından elde edilen diğer nakit girişleri kısmıdır.[17]

TMS-7’ye göre ise son kalem dönem karı vergi ve diğer yasal yükümlülüklere ilişkin nakit çıkışları başlığı adı altında geçici vergiler de buna dahil olmak üzere yer almıştır.

Yukarıdaki bu kalemler SPK’nın hazırladığı nakit akış tablosundan gelir vergisi ödemeleri şeklinde yer almaktadır.

Nakit akış tablosunun, Muhasebe Hesap Planı’na göre üçüncü kısmı dönem içi nakit çıkışlarından meydana gelmektedir. Bunun ilk bölümünü maliyetlerden kaynaklanan nakit çıkışları oluşturmaktadır.

İkinci alt kalem ise faaliyet giderlerine ilişkin nakit çıkışlarıdır. Ancak bir faaliyet gideri olarak raporlanan ancak bir nakit çıkışı meydana getirmeyen amortismanlarda gelir tablosunda yer alan toplam faaliyet giderlerinden düşülmelidir.

Nakit çıkışlarına ilişkin üçüncü kalem ise, faaliyet dışı olağan gider ve zararların gerektirdiği çıkışlardır. Bu kalemin hesaplanmasında gelir tablosunda yer alan gider tutarından tahakkuk etmiş fakat henüz ödenmemiş giderlerin ve amortismanların düşülmesi gereklidir. Bu çıkışlarla ilişkin hesaplama faaliyet giderlerinin gerektirdiği nakit çıkışlarının hesaplanması ile aynıdır. Dışarıdan sağlanan kredi vb. kaynakların getirdiği finansman yükü ve bu kaynakların geri ödemeleri eğer nakit olarak yapılıyor ise, bu ödemelerin de nakit akış tablosunda raporlanması gereklidir. Ancak yapılacak finansal analizlerin sağlıklı olabilmesi için kısa ve uzun vadeli borç ödemelerinin ayrı ayrı  raporlanması gerekliliği unutulmamalıdır.

Duran varlık alımları için yapılan nakit kullanımları, ödenen gelir (kurumlar).vergisi ve eklentileri, ortaklara nakit olarak ödenen kar payları da nakit akış tablosunda ayrı ayrı  raporlanması gereken çıkışlardır.

Yukarıda belirtilenler dışındaki işlemler için yapılan nakit ödemeler de nakit akış tablosunda “Diğer Nakit Çıkışlar” başlığı altında raporlanır. Nakit akış tablosunun son lalemi ise, dönem sonu nakit mevcudu ile dönem içi nakit girişlerinin tutarı dönem içi nakit çıkışlarından fazla ise fark nakit artışını; az ise nakit azalışını gösterir.[18]

TMS-7’de anlatılan ve düzenlenmesi öngörülen nakit alış tablosunun ikinci ana başlığı ise yatırım faaliyetlerine ilişkin nakit alışlarıdır. Yatırım faaliyetlerinden sağlanan nakit girişleri ve çıkışları olmak üzere iki alt kaleme ayrılmıştır. Muhasebe Hesap Planı’na göre hazırlanan nakit akış tablosundan farklıdır. Yukarıdaki açıklamalarda anlatılan yatırım faaliyetlerine ilişkin nakit girişlerini ve çıkışlarından oluşmaktadır.

SPK’da ise bu bölüm yine TMS-7’deki gibi aynı başlık altında düzenlenmiş ve alt kalemleri de benzer olmakla beraber burada alınan faiz ve temettüler de yer almaktadır.

TMS-7’deki üçüncü ana başlık ise finansal faaliyetlere ilişkin nakit akışlarıdır. Bu da finansal faaliyetlerden sağlanan nakit girişleri ve finansal faaliyetlere ilişkin nakit çıkışlarından oluşmaktadır.

SPK’ da bu bölüm yine aynı başlıkla yer almaktadır. Ancak buradaki kalemler içerisinde en farklı nokta nakit çıkışları olarak görülen finansal kiralama borç ödemeleri kalemidir.

Muhasebe Hesap Planı’na göre nakit alış tablosunun dördüncü ana başlığı dönem sonu nakit mevcudu ve son ana başlık ise üstte yapılan hesaplamalar sonunda nakit artış veya azalışın belirlenmesidir.

TMS-7’de ise dördüncü ana başlık kur farklarının nakit ve nakit benzerlerine etkileri, beşinci başlık nakit ve nakit benzerlerinde meydana gelen net artış veya azalıştır. Altıncı ana başlık ise dönem başı nakit ve nakit benzerleri mevcududur.

Yine SPK’ da dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci başlıklar TMS-7’deki gibidir.

5.SONUÇ

 

 Bir muhasebe kişiliğinin likidite durumu ile pek çok bilgi kullanıcısı yakından ilgilenmektedir. Örneğin çalışanlar ücretlerini, satıcılar sattıkları malın bedelini, kredilerler açtıkları kredi faiz ve ana para taksitlerini, ortaklar kar paylarını zamanında tam olarak alıp almayacaklarını öğrenmek isterler. Bu bilgiler sadece iki temel finansal tablo olan bilanço ile gelir tablosunun analizi ile elde edilemez. Bu nedenle bu  kişiliğin nakit değişimine ve nakit yaratma gücüne ilişkin yeterli bilgi sağlayan finansal tablo “Nakit Akış Tablosu” dur. Nakit Akış Tablosu Bir muhasebe kişiliğinin finanslama çalışmalarının başarımını göstermektedir.

 Bu çalışmada Nakit Akış Tablosu’nun incelenmesinin temel sebebi, günümüzde özellikle büyük şirketlerin finans yöneticilerinin fon akışına ve çalışma sermayesine önem vermeleri, global ekonominin gelişmesi ve şirketlerin uluslar arası boyutlara ulaşması ile bu şirketlerin yöneticilerinin nakit akışlarına önem vermeleridir. Tüm bu gelişmeleri destekleyici Uluslar arası Muhasebe Standartları ve Türkiye’de Muhasebe Standartları ve Muhasebe Sistemi Uygulamaları Genel Tebliğleri’nin yayımlanması, yine BDDK ve SPK’nın kendi alanındaki işletmeleri kapsayıcı ve bağlayıcı nitelikteki yayımları bu çalışmada zemin oluşturmuştur.

Bu açıklamalardan sonra, ülkemizde uzun yıllardır muhasebe eğitiminde bu tabloya yer verilmesine rağmen uygulamadaki kullanımı pek yaygın olmayan Nakit akış tablosu bugün Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından hazırlanan ve yayımlanan dört standarttan biri olmuştur. Böylelikle sadece finansal planlamaya önem veren kuruluşlarda ve bunların denetiminde değil, iş kapasiteleri belirli bir düzeyi aşmış olan tüm ticari kuruluşlarca düzenlenir hale getirilmiştir.

 


KAYNAKÇA

http:// www.web.adu.edu.tr/akedemik/sselek/nakitalim tablosu.htm-101k/17.03.2005

AKDOĞAN, Nalan, TENKER, Nejat, “Finansal Tablolar ve Mali Analiz Teknikleri”, Gazi Yayınevi, Genişletilmiş 4. Baskı, Ankara, 1992

http:// www.sehaselek.netfirms.com/ nakit akış tablosu.htm/ 16.03.2005

http://www.tmsk.org.tr/Türkiye Muhasebe Standartları/ TMS-7 Nakit Akış Tabloları/16.03.2005

htpp://www.tmsk.org.tr/ Türkiye Muhasebe Standartları TMS-7 Nakit Akış Tabloları/10.03.2005

http://www.spk.gov.tr/Sermaye Piyasası Mevzuatı/Muhasebe Standartları/Sermaye Piyasasında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliği (Seri x1; No:25), 9.Bölüm s.213/16.03.2005

LARSON, Kermit, “Financial Accounting”, Fourt Edition, Irwin Publication, BOSTON,1988

http://www.bddk.org.tr/turkçe/mevzuat/mevzuat.htm#1/16.03.2005

MSUGT 1 Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliği/Yürürlüğe giriş tarihi 26.12.1992/21447 sayılı Resmi Gazete

http://www.mevzuatlar.com/rga/05/01/16010503.htm/ 16.03.2005

AKYOL, Mehmet Emin, KÜÇÜK Muzaffer, “Vergi Yönüyle Birlikte Açıklamalı ve Yorumlu Tek Düzen Hesap Planı ve Mali Tablolar”, Yaklaşım Yayınları 9

http:// www.tmud.org.tr/bulten % 202.htm/16.03.2005



[1] http:// www.web.adu.edu.tr/akedemik/sselek/nakitalim tablosu.htm-101k/17.03.2005

[2] AKDOĞAN, Nalan, TENKER, Nejat, “Finansal Tablolar ve Mali Analiz Teknikleri”, Gazi Yayınevi, Genişletilmiş 4. Baskı, Ankara, 1992, s.223

[3] AKDOĞAN, TENKER, a.g.e., s.223

[4] http:// www.sehaselek.netfirms.com/ nakit akış tablosu.htm/ 16.03.2005

[5] http://www.tmsk.org.tr/Türkiye Muhasebe Standartları/ TMS-7 Nakit Akış Tabloları/16.03.2005

[6] htpp://www.tmsk.org.tr/ Türkiye Muhasebe Standartları TMS-7 Nakit Akış Tabloları/10.03.2005

[7] http://www.spk.gov.tr/Sermaye Piyasası Mevzuatı/Muhasebe Standartları/Sermaye Piyasasında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliği (Seri x1; No:25), 9.Bölüm s.213/16.03.2005

[8] LARSON, Kermit, “Financial Accounting”, Fourt Edition, Irwin Publication, BOSTON, 1988, s.561

[9] http://www.bddk.org.tr/turkçe/mevzuat/mevzuat.htm#1/16.03.2005

[10] MSUGT 1 Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliği/Yürürlüğe giriş tarihi 26.12.1992/21447 sayılı Resmi Gazete

[11] SELEK, a.g.m.

[12] http://www.mevzuatlar .com/ rga/05/01/16010503.htm/ 16.03.2005

[13] AKYOL, Mehmet Emin, KÜÇÜK Muzaffer, “Vergi Yönüyle Birlikte Açıklamalı ve Yorumlu Tek Düzen Hesap Planı ve Mali Tablolar”, Yaklaşım Yayınları 9, s.2257-2258

[14] http:// www.tmud.org.tr/bulten % 202.htm/16.03.2005

[15] AKDOĞAN, TENKER,a.g.e. s.317

[16] SELEK, a.g.m.

[17] AKYOL, KÜÇÜK, a.g.e., s.2259

[18] AKDOĞAN, TENKER,a.g.e. s. 320-321