|
|
|||||
|
|
TİMSAHI KUYRUĞUNDAN TUTUP YÖNETMEK ÖZET Bugün insanların çoğu ve özellikle gençler ideallerini, arzu ve isteklerini gerçekleştirmek için girişimciliği araştırıyorlar. Kendileri için arzu ettikleri işi yaratmak, kendi kendilerini istihdam etmek, kendilerini gerçekleştirmek, onları yeni iş kurmada motive etmektedir. Girişimci fırsatı algılayan ve onu gerçekleştirmek için organizasyon kuran kişidir. İşlerini büyük ölçüde üstünlük ve risk alarak yürütür. Ancak, onlar kendi işlerini kurmadan önce koşulların doğru ve kendi kişiliklerinin de işe uygun olup olmadıklarını doğru hesap etmeleri gerekmektedir. Bunlar yeni bir iş biçimleri özellikle önemli görülen, değer, kişilik gibi psikolojik, aile, toplum, imaj gibi sosyolojik ve risk, sermaye gibi ekonomik faktörlerdir. Bu makale özellikle öğrenci ve gençlerin bu gibi iş kurma niyetleri üzerine odaklanır.
Anahtar Kelime: Kendi işini kurma, Girişimcilik, Girişimcilik niyetleri,İş planı
ABSTRACT
New Venture Formation
Many more people, especially young people, today are looking into entrepreneurship and have hankering to launch their own business. They are motivated by a desire to create a job for themselves, employed themselves, realizing for their idea and fancy and, realizing for themselves. Entrepreneur is a person who perceives an opportunity and creates organizations to pursue it. They are managing their enterprise, usually with considerable initiative and risk. Before they decide to start their own business, however, they have to figure out whether that is right move given their circumstances and personality. These are psychological factors such as personality and values, sociology factor such as image, family, society, and economic factors such as risk, capital are seen as particularly important to format a new venture. This article focuses on start-up new business intentions by student and young people.
Key Word: Entrepreneurship, Starts-up, Entrepreneur intention, Business plan
Giriş Gelişmekte olan ülkelerde en önemli kıt kaynak ve kritik yeteneklerden birisi de girişimciliktir. Girişimciliğin önemi gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, ne imparatorluk döneminde ne de cumhuriyet döneminde doğru ve sürekli bir biçimde destek görmüştür.. Türkiye’de girişimcilik gerçekten hak ettiği yeri alamamıştır. Şimdilerde yabancı girişimcilere ve yatırımcılara gösterilen hayranlık, ilgi, itibar ve teşvikler bu alanda yaratılan boşluğun en önemli göstergelerinden birisidir. Adam Smith’den bu yana Batı literatüründe girişimciler sadece ekonomik kişiler değil aynı zamanda Schumpeter’in de işaret ettiği bir dizi değişimin, yeniliğin, yaratıcılığın özü ve kapitalist sistemi evrimleştiren baş aktörlerden biri (görünmeyen el) olduğuna işaret edilir. Piyasalardaki bu görünmeyen el zenginlik, mutluluk, refah, sosyallik, gelişmişlik, yenilik, yaratıcılık ve değişimin de önemli bir kaynağıdır. Dünyada ve ülkemizde yeni kurulan işletmelerin %90’ı daha kuruluşunun yıl dönümünü kutlayamadan birinci yılında basit ve kişisel temel hatalar yüzünden işe veda etmekte oldukları bir gerçektir. Bunun önemli bir nedeni gerçekten işi yönetmek için girişimci adaylarında gerekli olan psikolojik, sosyolojik ve ekonomik hazırlıklarını ne kadar test ettikleridir. Girişimcilik ruhu dediğimiz şey, Türk toplumunda henüz işe dönüştürülmeyen, ancak potansiyel olarak çok büyük bir kaynak ve aynı zamanda da güçlü bir yetenektir. Bu çalışma kendi işini kurmayı düşünen gençlerimize yeni girişimci adaylarına fırsatla (işle) ilk tanıştıklarında, karşılaşabilecekleri meydan okumalara karşı öncelikle kendileri üzerinde yapmaları gereken temel, basit ve kolay girişimcilik testlerinden birkaç basit tekniği açıklamaktadır.
1. Girişimcilik Niyeti Bird, niyeti bir kişinin belli bir konu veya davranış metoduna yönelik tutum, deneyim ve dikkate odaklanmanın zihindeki ifadesi şeklinde tanımlar.Girişimcilik niyetinin, takas etme (değişimi), kaynakları ve ilişkiyi görmek için algısal alan ve ekran olarak kritik bir stratejik düşünme, karar ve uygulamayı yönlendirdiğini ifade eder (BIRD, 1988 s: 442-443). Niyet, bir işe başlamanın veya kişilerin kendi işlerini kurmalarının kararlılığını ve arzu edilebilirliği ile işlerin yapılabilirliğinin algılanmasının bir fonksiyonu olarak tanımlanır. İşe başlama kararını etkileyecek durumsal değişkenler algı ve tutumlarla karşılıklı etkileşim içindedirler (SHAPERO, and SOKOL, 1982 s:79, GREENBERGER and SEXTON, 1988 s:1,2). Örneğin girişimciliğe karar veren kişilerin yaşam döngüleri içindeki kritik değişimlerden etkilendikleri ifade edilir. Bir işe başlama kararı kişilerin yaşam süreleri içindeki birikimli deneyimlerinin bir sonucu olarak belli durumsal değişkenler tarafından tetiklenmektedir Yeni bir iş kurma, çevre, fırsat ve işle ilgili sürekli bir dikkat, gözlem, bilgilenme, ustalık kazanma, çevreye katılım, çevreye uyum ve bu çevrelerle iletişimi gerekli kılar. Motivasyon ise bu geliştirici süreçte girişimciler için daha ileri uyarıcıları harekete geçiren önemli sürücü bir güçtür (LEVANDER and RACCUIA, 2001 s.38). Motivasyon; hem başarı, tanınma, tatmin, ilerleme, sorumluluk, statü gibi işin doğası ile hem de mutluluk, heyecan, gerilim, stres, sevinç, hayal kırıklığı,gibi işin sonuçlarıyla ilgili bir durumdur. Bu açıdan insanların kendi kendilerini düzenleme veya gerçekleştirme açısından girişimcilik yüksek bir motivasyon idealidir (SAAL and KNIGHT, 1987 s:302).
1.1. Kendi Kendimizi Sorgulamak Timsahı kuyruğundan tutup yönetmek günümüzde kendi işini kuracak genç insanlarımıza bir yol göstermek, işin önemini ve ciddiyetini vurgulamak amacıyla ifade edilen bir bağlantı kavramıdır. Gerçekten genç Türk girişimci adayları için bugünkü koşullarda iş bir timsahtır. İnsanların kendi işlerini kurması, şayet gelecekle ilgili büyük hayalleri veya düşleri varsa, kendi kendilerinin patronu olması, özellikle gençler için en güzel motivasyonlardan birisidir.Büyük düş ve hayaller girişimciliğe başlamanın kurallarından birisidir(HALLORAN, 1992 s:21). Ancak düşlerin gerçekleşmesi öyle kolay değildir, buna rağmen imkansız da değildir. Yeter ki büyük hayalleri olan gençlerimiz bu yolda kendilerini hazırlamış olsunlar. Bireylerin kendi işini kurmaya soyunması, benzetmek gerekirse bataklıktaki bir timsahı kuyruğundan tutup onu yönetmeğe benzer. Timsah sizi sağa, sola, ileriye, geriye, yukarıya, aşağıya savuracaktır, üstelik sizi ürkütmeden yaklaşacak, dişlerini gösterecektir. Sizi zorlayacak, üstüne çekecek, aldatacak, korkutacaktır. Belki de geriletecektir. Belki de büyük ölçüde yaralayacaktır ve belkide sizi yiyecektir. Ne yaparsa yapsın asla elden kaçmasına veya gitmesine izin verilmemelidir. Gitmesine izin verirseniz yaşamınızda neler olabileceğini tahmin edemezsiniz. Onu yönetmeyi arzu ederseniz onu ehlileştirip yönetebilirsiniz. Timsahı kuyruğundan yakalamadan önce timsah ve kendimiz hakkında bazı şeylerin bilinmesi ve sorgulanması gerekmektedir. Kendimiz hakkında sorgulanması gereken hususlara (profilimiz nedir?)kısaca göz atmakta yarar vardır:
· Öncelikle kendi fikirlerimizi, iş fikirlerimizi, ya da daha güncel bir terimle fırsatları görüp, formüle edip kendi rotamızı, yolumuzu, hedefimizi seçip onları planlamaya ve izlemeye muktedir miyiz? · Birey olarak istediğimiz şeyleri yapabilme tercihinde, özgür irademizle seçim hakkını kullanabiliyor muyuz? · Bizler kimiz ve yaşamdan ne istiyoruz, nerelerde olmak istiyoruz? · Önümüzde duran gerçek seçeneklerin farkına varıp tercihlerimizi doğru yapabiliyor muyuz? · Bu tercihlerimiz doğrultusunda kendimizi geliştirebiliyor muyuz? · Hangi stilde veya tarzda bir insanız? · Hangi tür bir inisiyatif sahibiyiz? · Hangi tür riskleri göğüsleyebiliriz?
1.1.1. Kendi Tarzımızı Test Etmek
Girişimcilerin kişilik özelliklerine ve iş yapma tarzlarına veya stillerine göre bulundukları kategori onlara kendilerini tanımaları açısından da bir ışık tutacaktır. İş kuranların girişimcilik stillerinden (tiplerinden) derlenen başlıca girişimci tiplerinin bir kesit’ini şu şekilde ifade etmek mümkündür (HANDERSON, 1998 s:51, BAUMBACK, 1983 s:284-487): · Orijinal(idealist) girişimci tipi, · Stratejist girişimci tipi, · Taktik girişimci tipi ve · Geleneksel (idari) girişimci tipidir.
Orijinal(idealist) girişimci tipi: İdealist girişimci tipi; hayal, düş ve tutkularını, keşif ve icatlarını, yeniliklerini gerçekleştirmek üzere yola çıkan ve kendi yaşamlarını, ailelerinin yaşamlarını ve toplumun yaşam standartlarını değiştirmeyi hedef seçen girişimcilerdir. Kendilerine özgü iş fikirlerini ilk defa veya mevcut işleri yepyeni bir tarzda yapmak için iş geliştiren girişimcilerdir. Hayallerini somut projelere döken insanlardır. Bu girişimcilerin özelliklerini kısaca şu şekilde özetleyebiliriz (TOP, 2006 s:19-20):
1. Geleceğe yönelimlidirler ve vizyon sahibidirler. 2. İş veya girişimcilik tutkusu, kendini gerçekleştirme arzusu ve idealleri maddi çıkarların önünde gelir. Tutku ana motivasyondur. Hem işi, hem de kendilerini geliştirmek ana hedeftir. 3. Yenilikçilik, esneklik, atılım ve hız temel ilkeleridir. 4. İstekli, coşkulu, heyecanlı, hırslı ve başarıya odaklı bir kişiliğe sahiptir. 5. Her türlü zorluğa, kısıntıya, çaresizliğe meydan okuma ehliyetine sahiptirler. 6. İş hususunda basit, açık, net ve iddialı bir tutum sergilerler. 7. Kahramandırlar (toplum açısından) farklı efsanelere adaydırlar. 8. Bu günün işi ile değil geleceğin işi ile ilgilidirler. 9. Her türlü riski alırlar(ekonomik, sosyal ve psikolojik).
Stratejist girişimci tipi: Stratejist girişimciler gerçekten bütüncül bir yaklaşım içinde işin hakkını veren, fırsatı arayan, algılayan, tanımlayan ve yakalayan, onları gerçekleştiren girişimcilerdir. Bu tür girişimciler tam anlamıyla fırsatçıdırlar. Bu girişimcilerin özelliklerini de kısaca şu şekilde özetleyebiliriz (BLAKE, 1985 s:50, KURATKO and HODGETTS 1986 s:88): 1. Odaklanma, esas olarak çevredeki fırsatlar üzerindedir. 2. Öz çıkar her şeyin önünde gelir. 3. Maddi ve pozitif ödüller onları büyük ölçüde motive eder. 4. Piyasadaki bilgileri ve özellikle saklı bilgileri çok iyi kullanırlar. 5. Ortaklık ve işbirliği kültürüne sahiptirler. 6. İyi yetişmiş ve çoğu da eğitimlidirler. 7. Bir değer oluştururlar ve bu değeri, onu yaratanlarla paylaşırlar. 8. Tartılı bir risk üstlenirler.
Taktik girişimci tipi: Taktik girişimci bilinen bir teknoloji içinde veya belli know- how’larla veya mevcut pazarın içinde belli bir farklılık yaratıp bunu iş haline getiren girişimci tipidir. Bu konuda edindikleri kendi deneyim, bilgi ve becerilerini kendi adına kullanmak isteyen girişimcilerdir. Bunların büyük bölümü firmaların iç kuluçkalarından gelen iç girişimciler diğer önemli bölümü de pazarlama kökenli girişimcilerdir. Bu girişimcilerin özelliklerini de kısaca şu şekilde özetleyebiliriz (TOP, 2006 s:21):
1. Kısa, anlık, hemen ortaya çıkan fırsatlara odaklanırlar. 2. Daha çok bizzat kendi ustalıklarını ve deneyimlerini kullanırlar. 3. İşi bizzat kendileri yaparlar. 4. İşte ve fırsattaki özellikleri farklılıklarıdır. 5. Genellikle ürün üzerindeki yeniliğe ve kaliteye odaklanırlar. 6. Rakiplerine göre fark yaratanlardır. 7. Proje geliştiren girişimcilerdir.
Geleneksel (idari) girişimci tipi: Geleneksel veya idari girişimciler, daha ziyade kurulu ve mevcut işletmeleri idare eden girişimci tipidir. Mevcut ve bilinen bir sektör içinde mevcut bir işi, günün koşullarına göre idare eden veya işi yeniden yapılandıran girişimcilerdir. Bu tarz bir girişimcilik, işten çok örgütsel yapıyı ve yönetim sınırları içinde de işin yeniliğini yaparlar. Bu girişimcilerin özelliklerini de şu şekilde özetleyebiliriz(TOP,2006 s:21):
1. Yönetsel özellikleri önde olan girişimcidirler. 2. Genellikle aile işletmelerinde işi devralan ikinci ve üçüncü nesil girişimcilerin tanımına uygundur. 3. Kurulu bir işletmeyi satın alıp iyileştirip satan girişimcilerdir. 4. Geleneksellik bağlamında esnaflık ve zanaatkarlık bu gruba girer. 5. Parası olup da yapacak iş arayan kişilere uygundur. 6. Riski pek sevmezler.
Yukarıda ifade edilen girişimci tipleri, yeni iş kuracak gençlerimize işle kendi özelliklerini (tiplerini) karşılaştırmaları açısından bir rehber olması için verilmiştir. Kişilik tipleriniz bu kategorilerden birine veya bir kaçına uygun olabilir veya hiç birisine de uymayabilir. Bu sınıflandırmalar kendi kalıplarınızı değerlendirmeniz açısından size bir fikir verebilir.
1.1.2. Kendi İrade Gücümüzü Tartmak İş için gerekli olan bir diğer husus da gelecekle ilgili olan zihinsel beklenti yapımızdır, azim, ve iradedir. Gerçekten kendi kendinize; ben kimim ve ben gerçekten ne olmak istiyorum ve gelecekten ne bekliyorum sorusu ile başlamak gerekir (HELMSTETTER, 1996 s:33). Bunun için, önce doğru zihinsel programlama ile kendimizden başlamak gerekir. Beynimiz, tıpkı güçlü bilgisayarlardan daha güçlü bir bilgisayar gibi işler ve ona yüklediğimiz programlara göre verdiğimiz veri ve dataları işleyerek bize eyleme geçmek için geri bildirim olarak iletir ve beklentilerimizi yanıtlar.
Şekil:1 Girişimcilik veya İş Kurmada Zihinsel Yapımız
Beyin
Genetik Yaşam İçinde :Kendimiz Yükleriz
Programlarını Kopyalarız.
Özgür İrade
İstek İhtiyaç Tercih
Başarı Öz Güven Başarısızlık
Seçeneklerimiz.
Doğru İş
Şekil:1‘de tipik bir zihinsel programlama şeması görülmektedir. Zihinsel programların belli bir bölümünü genetik ve kalıtsal olarak doğumla birlikte kazanırız. Diğerlerini, yaşam sürecinde bizlere ya kendimiz veya çevremiz tarafından yüklenir. Hem kendimize özgü yeni programlarımızı yükleriz, hem de başkalarının başarılı olmuş geçerli programlarını kopya ederiz. Yaşamımızı da aslında bu kendi kalıtsal (orijinal) yeteneklerimiz üzerine sonradan tasarladığımız ve yüklediğimiz programlarla kontrol ederiz. Olumsuz iş programlarına sahip isek, (kötü deneyimlerimiz mevcut ise) seçeneklerimiz güveni öne alarak aşırı temkinli olmaya yönlendirecektir. Olumlu iş programlarına sahip isek, seçeneklerimiz kendimize güvenimizi ve cesaretimizi artıracaktır. Bu programlar görüleceği gibi bizlere özgür irademizle yapacağımız seçimleri (tercihleri) arzu, istek, ihtiyaç ve beklentilerimiz doğrultusunda sıraya koyar. Sonuçta başarısızlık/başarı olasılığının yüksek veya düşük çıkmasına göre zihnimiz bunu ya kabul eder ya da reddeder. Seçeneklerimiz burada iyimserlik duygusu, iç motisyon ve beliren öz güven ve cesaret ışığında biçimlenir. Seçimlerimiz ve seçeneklerimiz, aslında bizim kendi yaşam sürecimizin ihtiyaç ve beklentilere göre belirlediğimiz bir tercihtir. Genellikle bu çok önemli hususa nedense çok az önem veririz ve seçimlerimizi gereği gibi yapamayız. Çoğunlukla da seçimlerimiz yazılı olmadığı (not edilmediği) için bağlantılarda yanılgıya düşeriz. Bundan dolayı seçimlerimiz iş kurarken yazılı olarak önümüzde durmalıdır; bunlar fazla zaman almazlar ve yer de kaplamazlar. Basit irademizi denetleyen kurallar olarak bunları bir kağıda yazılı olarak döktüğümüzde, gerçekte doğru fırsatı algılama konusunda da yapay bir denetleme yapmış oluruz. Bunları basit olarak şu şekilde denetleriz (HELMSTETTER, 1996 s: 52,79.):
1.2.1.1 Basit Bir Kişisel İrade Denetimi
ü İhtiyaç duyduğumuz eğitimi alacak mıyız, almayacak mıyız? ü İstediğiniz geliri elde etmekte kararlı mıyız, değil miyiz? ü Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı kalacak mıyız, kalamayacak mıyız? ü Stresimizi kontrol edebilecek miyiz, edemeyecek miyiz? ü Yapmayı gerçekten istediğiniz şeylere zaman ayıracak mıyız, ayıramayacak mıyız? ü Kendinize, ailenize boş zaman yaratacak mıyız, yaratmayacak mıyız? ü Gerçeklerle, dürüstlükle ve inançla yaşayabilecek miyiz, yaşayamayacak mıyız? ü İstediğimiz şöhreti elde etmekte kararlı mıyız, kararlı değil miyiz? ü Makul ölçülerde mutlu olmayı ya da olamamayı, deneyecek miyiz? ü Kendi sorumluluğumuzu üstlenmek ya da başkasına bırakmak konusunda tavrımız ne olacak?
Seçimlerimiz beynimizde verilen olumlu olumsuz veya çekimser komutlara göre programlar oluşturur. Yapılan seçim ve tercihlerimiz, zihinsel proğramlarımızdan olumlu olarak bize geri dönerse inanılmaz fırsat, heyecan, öz güven ve mutluluklara yol açar. Eğer olumsuz ya da çekimser çıkarsa; stres, sinir bozucu durumlara, gerginliğe, öz güven eksikliğine neden olur ve sonuçta, bireylerin kendilerine ve çevrelerine küskünlüklere, bencilliklere, geri çekilmelere, isteksizliklere ve güvensizliklere yol açar (GIBLIN, 1995 s:8). Olumlu seçimler güçlü birer güdüleyici ve sürücüdürler ve bilinçaltı programları oluştururlar. Bu süreç içerisinde giderek kendimiz için daha doğru düşünmeyi, doğru düşünceden dolayı kendimizi daha doğru biçimde değiştirmeyi ve geliştirmeyi de öğreniriz. Bunun anlamı gerçek ihtiyaçlarımızı doğru tespit etmektir. İhtiyaçlarımız olumlu ve doğru ise bu tercihlerimize (seçimlerimize) de doğru yansıyacaktır. Tercihlerimiz beklentilerimize uygun olacaktır. İnsanların yaşamlarındaki en temel beklentilerin başında, başarı, kendini gerçekleştirme, mutluluk, geleceğin garanti edilmesi, iyi bir gelir, güvenli ve güvenilir insani ilişkiler, iyilik gibi hususlar sayılabilir. Bunlar, özünde ise karakter etiği ile öz çıkarı ifade eder. Gerek karakter etiği ve gerekse kişilik; fark edilmekten, ilgi ve alaka görmekten, önemli biri olduğunu hissetmekten tatmin olur ve memnuniyet duyar. Bu nedenle bireylerin öncelikle kendilerine hizmet etmeleri hem kendilerine hem de başkalarına ilgi göstermekten geçer. Kişilik bu anlamda insan mühendisliğinin temeli olup en az teknik bilgi kadar önemli ve kıymetlidir. Diğer insanları dikkate almadan başarı ve mutluluk çok zordur(GIBLIN, 1995 s:4-6). Diğer insanları dikkate almadan iş kurmak da çok zordur. İşte zor olan bu şeyler bu bağlamda timsahı oluşturan faktörlerden de bazılarıdır Cornegie Teknoloji Enstitüsü’nde (A.B.D’de) 10.000 kişiye ait iş verileri analiz edildiğinde başarının sadece %15’nin işle ilgili beceri, bilgi ve ustalığa dayandığı %85’nin ise kişilik faktörüne, ilişkiye, iletişime, etkileşime ve temasa bağlandığı ifade edilmektedir (GIBLIN, 1995 s: 27-28). İnsan ilişkilerinde hüner, insanları etkileme gücü, özellikle de başkalarının sizi güvenilir biri olarak görmesini sağlamaktan geçmektedir. Bu iş alanında da gerekli temel meziyetlerden birisidir. Bireyin gerçek değeri Tanrının bir armağanı olmasından dolayıdır. Bu gerçek değere saygı, sevgi, inanç ve güven duyulmalıdır (AILES, 1996 s:190-199). Bunun aksi ise başarısızlıklara yol açabilmektedir. Başarısızlık ayrıca utanmaya yol açar, utanma, cesareti kırar, kırılan cesaret duygusal ve gereksiz korkulara neden olur, korku vazgeçmenin ve gerilemenin faktörü haline gelir. İnsanlarla iş yapan herkes, bu veya buna benzer duyguları her zaman hisseder. Ancak bu olumsuz duyguları yenmek de zahmetli zihinsel bir süreçtir (STEPHENSON, 2001 s: xxıı). Timsahı kuyruğundan tutmadan önce; işe kendi kişiliğimizden başlamak gerekir. Kişilik özellikleriniz nelerdir? Yaşamdan beklentilerinizle kişiliğiniz uyuşuyor mu? Zihinsel programlarınız işle uyumlu ve olumlu mu? Kişisel zafiyetleriniz ve üstünlükleriniz nelerdir? Özel yetenekleriniz var mı? Bunları işe nasıl uygulamayı düşünüyorsunuz? Kendi kendinize güveninizi (öz güveninizi) şöyle test edebilirsiniz (HALORAN, s:21):
1.2.1.2. Tipik ve Basit Bir Öz Güven Testi Mükemmelİyi Vasat ü İlişki ve temas kurma becerilerim……………………….. : ü Başkalarına değer verme ve onlara hizmet etme kapasitem : ü İletişim becerilerim……………………………………….. : ü Etkin dinleme becerilerim………………………………….: ü Zamanı kullanma becerilerim………………………………: ü Stresle mücadele etme becerilerim…………………………: ü Güzel konuşma ve ikna becerilerim………………………..: ü Motivasyonu sürdürme yeteneklerim………………………: ü Amaç belirleme becerilerim………………………………: ü Bilgi alma, uzmana danışma alışkanlıklarım………………: ü Bütçe yapma, kaynakları etkin kullanma becerilerim……...: ü Karar verme kabiliyetim……………………………………: ü Çevreyi algılama becerilerim………………………………: ü Araştırma ve analiz becerilerim……………………………: ü Problem çözme becerilerim………………………………...: ü Sistematik düşünme becerilerim……………………………: ü Bilgisayar ve yazılım kullanma becerilerim………………..: ü Büyük resmi görme yeteneklerim…………………………..: ü Vizyonum…………………………………………………...:
Sonuç mükemmel ise siz çok iyi bir yoldasınız demektir. Kendi işinizi kurabilirsiniz. Sonuçlar genel olarak iyi ise yine iyi bir yerdesiniz demektir, eksik olan bazı yönlerinizi geliştirmeniz gerekmektedir. Şayet sonuç vasat ise geliştirmeniz gereken temel niteliklerde bazı zayıf yönleriniz bulunmaktadır. Kuracağınız işi bir kere daha yeniden düşünmeniz gerekecektir.
2. Fırsatın Analizi (Timsahın Analizi)
Yasal sınırlar içinde kalarak, sosyal düzenle çelişkiye düşmeden, ahlaki kurallara uyarak, iş birliği ve birlikte iş yapılan tüm kişilerin her türlü haklarına saygı göstererek, toplumun değer yargılarını gözeterek, ait olduğumuz yerlere bağlı kalarak, öz ve toplumsal çıkarlarımız için seçim ve tercihte bulunarak, özgür irademizi kullanılabileceğimiz çok geniş ve bakir iş alanları mevcuttur (HELMSTETTER, 1996 s:21-23). Yukarıda uygulanan basit testin sonuçları en az iyi ve mükemmelde yoğunlaşıyorsa, siz timsaha korkmadan yaklaşabilir ve hatta onu istediğiniz gibi yönetmek için kendinize olan güveniniz ve yetenekleriniz oldukça uygundur. Bundan sonra ikinci adımı atabilirsiniz ve şimdi fırsatı (timsahı) analiz edebilirsiniz. “Fırsatlar nedir ve nerelerdedir?” sorusu bu bağlamda doğru sorulmalıdır. Fırsatlar nasıl aranacak, nasıl bulunacak ve nasıl yakalanacaktır? Bir işe girişme fırsatı; farklı yollarla, farklı nedenlerle, farklı girişimcilik ideallerine bağlı olarak ve farklı zamanlarda ortaya çıkar. Sizin fırsata yakın, onun hizmetinde, onu sevmeniz algılamanız ve anlamanız ve fırsatın da size inanması güvenmesi ve sizi sevmesi gerekir (PARNE and CRANDALL, 1995 s:40-51). Fırsatlar her yerde olabilir. Gazetelerin, dergilerin ilan köşelerinden, danışmanlardan, borsalardan, üniversitelerden, iş aleminden, piyasalardan, meslektaş, arkadaş, akraba eş veya dostlarınızdan hatta dış dünyadan gelebilir. Fırsatların kaynağı sizin kendi ideallerinize ve kişiliğinize uygun olarak ona sürekli hazır olmanızı gerekli kılar. Onu yakalamak için sürekli tetikte olmanız gerekir. Çünkü fırsatlar hızla gelip geçer ve bir süre sonra kaybolur. Bu süre günümüzde giderek kısalmaktadır. Bu bakımdan her gün yanından geçip de bakmadığımız her şey fırsat olabilir. Hatta bir şeye ilk baktığımızda değil de belki ikinci veya üçüncü kez baktığımız da da fırsat olabilir. Onun için baktığımız ve gördüğümüz her şeydeki ve işteki her farklılık da fırsat olabilmektedir.
2.1 İş Fırsatı Oluşturabilen Durum ve Koşullar:
ü Yaşamda ve kişisel yaşamınızda değişen bir durum, fırsat olabilir. Hatta olumsuz kazalar bile olumlu yönünden alınırsa fırsat olabilir. ü Toplumsal değişim fırsat olabilir. ü Yeni bir teknoloji, seyrettiğiniz bir film, okuduğunuz bir kitap fırsat olabilir. ü Mevcut işiniz veya işten atılmış olmanız dahi fırsat olabilir. ü Farklılık, çeşitlilik, fırsat olabilir. ü Geliştirmekte ve beslemekte olduğunuz fikir, idealleriniz, hayalleriniz, fırsat olabilir. ü Geliştirdiğiniz projeler fırsat olabilir. ü Elinize miras geçmiş, piyango çıkmış olabilir. Hazırsanız bu kaynak bir fırsat olabilir. ü Çevrenizdeki her sorun,çözdüğünüz problem fırsat olabilir. ü Hobileriniz, ilgi ve sempatileriniz fırsat olabilir.
Çevreye koşullara, sorunlara karşı ilgi ve tetikde olma, çevreye dikkat etme iyi bir tutumdur. Ayrıca her kötü olay veya durumun iyi yönünü arayıp bulma da iyi bir tutumdur. Sorun gibi görünen şeylerin özünde fırsatların olabileceği düşüncesini taşıma iyi bir tutumdur.Özetle bu test olaylara iyimser bakabilme profilinizi gösterir. Bu profil yüksek ise davranışınız işe olumlu yansır.
2.2 Fırsatların Kişiliğinizle Uyumu
Belli bir sektör, alt sektör veya iş ortamındaki çıkan bir fırsat, (çıkar) bir kişiye çok uygun olurken diğerlerine uygun olmayabilir. Müstakbel bir girişimci adayı için yeni iş kurma teşebbüsü; onun niyet, kişilik, yetenek, eğitim, teknik bilgi, iyimserlik ile fırsatlara karşı gösterdiği tutumu, inançları, değerleri ve kendine olan öz güveninin derecesine bağlıdır ( STEPHENSON, 2001 s:xxxıı). Fırsatların da kişiliğinizle uygun olup olmadığını test etmeniz gerekmektedir. Uyum için şu soruları kendinize sormanız gerekebilir (HALLORAN, 1992 s: 22-32):
ü Bu fırsatı işe sokup yürütmek için gerekli fiziksel, ruhsal ve düşünsel olarak yeterli bir sağlık düzeyinde miyim? ü Bu iş fırsatı benim kişilik veya benlik tipime ve olgunluk düzeyime uygun mu? ü Şu andan başlayarak bu fırsatla ilgili ileriye dönük olarak beş yıl karşılaşacağım stresler ve heyecanlar nelerdir? ü Başarıyı garanti edecek şekilde çalışmaya ve sorumlulukları üstlenmeye hazır mıyım? ü Bu fırsat benim hayal ettiğim ideallerimle örtüşüyor mu? ü Bu fırsatı gerçekleştirmek için özel beceri, yetenek ve bilgiye sahip miyim? ü Bu fırsat benim özlediğim, getiriyi, şöhreti, statüyü, saygınlığı, başarıyı vb. getirecek potansiyelde mi? ü Fırsatla ilgili teknik bilgi, deneyim, birikim düzeyim nedir? Neleri hangi yöntemlerle satın alacağım? Sorulara verilen cevaplar olumlu ve evet ise, fırsatla kişilik arasında da örtüşme olduğu ve sizin doğru yolda olduğunuzu gösterir.
2.3. İş ve Aile Testi
Bu noktada test edilmesi gereken bir diğer bir önemli hususta ailenizdir. Bir işe başlarken her halükarda ailenizi iş planınıza dahil etmek gerekir. Çünkü aile, başarıda ve başarısızlıkta ilk sığınılacak önemli bir barınaktır. Zira hiçbir fırsat ve iş tek başına işlemez ve işletilemez, bir ekibe ihtiyaç gösterir. Aile işte özellikte de başlangıçta inanılmaz ve harükülade bir ekip rolü oynar. Yeni girişimci adaylarının çoğu bu gücün önemini başlangıçta kavrayamaz ve ailelerini hesaba katmazlar. Aileniz sizin için ne kadar değerlidir ve önemlidir? Aileniz sizin için ne anlam ifade ediyor? Bunu da basit birkaç soru ile test edebilirsiniz (STEPHENSON, 2001 s:xxxıı).
ü Niçin kendi işinizi kuruyorsunuz ( ailenin yeri ve rolü nedir)? ü Mevcut işinizden kariyerinizden neden memnun değilsiniz? ü Aileniz sizi ve işinizi nasıl destekleyecek veya destekleyecek mi? ü Ailenize fazla zaman ayırabilecek misiniz, iş ve aile uyumu nasıl olacak? ü Nerede aile işe, nerede iş aileye tercih edilecek? ü Seçim yapman gerekirse hangisini seçeceksiniz (işi mi aileyi mi)?
Bu zihinsel egzersizler sağlıklı bir işin daha başında (yazılı olmayan psikolojik ve sosyal sözleşmelerin) doğru okunması açısından da gereklidir (timsahı doğru tanımak içindir). Zira işin akış temposu içinde evlilik, doğum ve özel günlerinizde; gün gelecek ailenizle birlikte isteseniz de olamayacaksınız. Bunu daha işin başında ailenizle konuşup karşılıklı anlayış ve fedakarlıklara hazır olmanız gerekmektedir. Aile içi sorumluluklarda ailenin geçim taleplerini oluşturan dengelerin kurulması oldukça zordur ve zor olduğu kadar da gereklidir. Kadınların kariyerleriyle ilgili çalışmalar,kadınların kendi işlerini kurmaları, kadınların aile sorumluluklarına paralel olarak yarı zamanlı çalışmaları veya evde iş yaparak ailelerine destek oldukları bilinmektedir (HISRICH and BRUSH, 1984 s:89). Söz gelimi bayan girişimcilerde aileye zaman ayırmak çok önemli ise ev tabanlı işler, seçenekli işler daha yaralı olabilir. Bayan girişimcilerin de ailelerine (eşleri ve çocuklarına karşı) sorumlulukları vardır. Bayan girişimcilerin duygusal, düşünsel, sosyal olarak farklılıkları vardır ve bu özellikleri de onların girişimcilik tiplerine yansır. Ayırıcı bazı özelliklerin dışında genellikle erkek girişimcilerle benzer tutum ve davranışları sergilerler (TOP, 2006 s: 21-23). İster erkek ister bayan girişimci olsun aile, işin selameti açısından işin içine katılmalıdır.
3. İşi Kurma ve İş Planı Yapma
Buraya kadar açıklanan hususlarda olumlu, iyi ve gerçekçi bir sonuca varılmış ise, iş planının ana elemanları çözülmüş ve iş proje veya iş planı aşamasına geçilmiş demektir.Bu süreçte projenizde esas olarak gerekli olan veya sahip olabileceğiniz kaynakları ve yetenekleri tespit aşaması başlar. İş için gerekli olan para, bilgi, ekipman, teknoloji, eleman gibi ve ayrıca sizde olmayan ancak gerekli özel yeteneklerin kiralanması veya satın alınmasının dikkate alınması lazımdır (LEVANDER RACCUIA, 2001 s:18). Tüm bunların bir listesi çıkarılmalıdır. Hangi yeteneklere ihtiyacınız var ve ihtiyaç duyulan kaynak (sermaye) ihtiyacınız nedir? Bunun ne kadarını kendiniz karşılıyorsunuz? Ne kadarı dışarıdan tedarik edilecektir? Gelecekteki para çıkış ve girişlerinizi (nakit akışlarınızı) nasıl tahmin ediyorsunuz (STEPHENSON, 2001, s: xxıx- xxxı)? Bu aşamada yapılan temel yanlışlardan birisi de yeni işin pozitif nakit akışlarına ulaşıncaya kadar geçecek zaman diliminde gerçek finansman ihtiyacının ne olduğunun doğru tespit edilememesidir. Çünkü kuruluş (yatırım) sermayesi ihtiyacından başka işletme sermaye ihtiyacı da önemlidir. Ancak bu sermaye uygulamada pek önemsenmez. Bundan dolayı da pozitif nakit akışları tahmin edilen sürelerden daha ileri dönemlere taşabilmektedir. Öngörülmeyen ve hesap edilmeyen pek çok faktör nakit akışlarına etki etmektedir. Bu konuda ilk kuruluşlarda sermaye için altın kurallardan birisi 75/25 kuralıdır (STEPHENSON, 2001 s: xxxı). Yatırımın finansmanındaki 75 oranı mevcut girişimin kuruluş yatırımını (sabit sermaye) ve işletme sermayesini ihtiva eder. Ekipman, makine, araç-gereç, donanım, demirbaş, patent, teknoloji, know-how, bina, tanıtım, vb. yatırımlar sabit yatırımlardır. Bunlar işin yapılması ve organize edilmesindeki ana faktörlerdir. Bunlara ilave olarak hammadde, enerji, işçilik, pazarlama, müşteri ilişkileri, tahsilat vb. giderler için de ayrıca işletme sermayesine ihtiyaç vardır. Bu iki sermaye ihtiyacı birlikte ele alınmalıdır. Örneğin imalat sanayi alt sektörlerinden herhangi birinde yeni bir yatırım için gerekli olan sabit sermaye ihtiyacı farz edelim ki 60.000 YTL olsun. Bunun en az dörtte biri de varsayalım ki işletme sermayesi olarak düşünülsün (60.000/4= 15.000 ytl). 15.000 ytl’lik işletme sermayesi yatırım sermayesi ile toplanır (60.000+ 15.000= 75.000ytl) ve ana sermaye ihtiyacı oranı bulunur. Yatırım ve üretim için normal koşullarda ve güvenli bir iş ortamında gerçek sermaye ihtiyacının 75.000 ytl olarak tahmin edildiğini varsayalım. Bu durum işe ilk başlayanlar için %99 oranında doğru gibi gözüken bir durumdur. Ancak bu hesaplama sadece işin teknik yönünü ele aldığından doğru; ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutunu ele almadığından eksiktir. Çünkü yeni işe başlayan girişimcileri kendileri dışında hiç hesap etmedikleri riskler ve tehlikeler beklemektedir. Bu risklere karşı ne yapılmalıdır? Gerçek sermaye ihtiyacına bu riskler ilave edilmelidir. Basit bir örnek olması açısından risklere karşı gerekli ihtiyat sermayelerinin de hesaplanması gerekmektedir. İhtiyat sermaye ihtiyacı tutarını da 25.000Ytl olarak hesaplayalım. Bu tutarı hesaplanan gerçek sermaye tutarına bölerek (75/25) yedek sermaye oranı bulunur (75.000/ 25000 = 3). Gerekli olan sermaye tutarı yedekle birlikte 75.000 değil 100.000 ytl olur (75.000+25000=100.000 ytl). Bu açıklanan hususlar ekonomik olarak güvenli ve gelişmiş ülkelere mahsustur.Gelişmekte olan ülkelerde ve (Türkiye’de bu grupta olduğundan)kendi işini ilk defa kuracak olanlar için yedek sermaye ihtiyacı ne olmalıdır sorusu hala cevaplanmamıştır.Bunun cevabı girişimci adaylarının piyasalardaki güveni algılama becerilerine ve kendi girişimcilik yeteneklerine bağlı olsa da; gelişmemiş ve destekleyici piyasalardaki boşluklar dikkate alındığında ayrılan yedek akçenin bir misli daha fazla olması daha uygun olur. Zira bu ayrılan yedek sermayelerin ilk 25.000 ytl’si öngörülemeyen ve aklınıza gelmeyen bilgi eksikliği maliyetleri ve öğrenme bedeli içindir. İkinci yedek sermaye ihtiyacı da piyasalarda iş yapılan kişi ve kurumlardan kaynaklanan güven boşluğunu (aldatma, baskı ve ahlaksızlıklara karşı bir kalkandır) karşılamak içindir. Böylece gelişmekte olan ülkelerde işini sıfırdan kuracak bir girişimci adayı normal olarak daha işin başında yaklaşık yatırım ihtiyacı (kuruluş ve işletme sermaye) kadar bir sermaye yedeği ihtiyacını da ister nakit, isterse potansiyel olarak (banka kredisi, yeni ortak vb) göz önünde tutması gerekir. Bu aşamada göz önünde bulundurulması gereken hususları şu şekilde toplayabiliriz:
1. Sabit sermaye ihtiyacının gerçek sermaye ihtiyacını temsil etmediğinin doğru kavranmasıdır. Örnekte 60.000 ytl sadece fiziki yapıyı oluşturmak içindir. Bu hataya kesinlikle düşülmemelidir. 2. Sabit sermaye ilave olarak ayrıca işletme sermayesine de ihtiyaç olduğunun doğru kavranmasıdır (örneğimizde 15.000 ytldir) 3. Dikkat edilecek üçüncü husus risklere karşı yedek sermaye ihiyacıdır örneğimizde 25.000 ytl dir 4. Son basamak sektöre ve ülkeye has özel risklerinin de dikkate alınmasıdır örneğimizde 25.000 ytl dir
Gelişmiş ülkelere göre birinci yedek (25.000ytl) normal öğrenme riskidir. Az gelişmiş ülke olmanın getirdiği piyasa darboğazları ve riskleri için de ikinci ilave (kurumsallaşamama riski) yedek (25.000ytl) gerklidir. Bu ikinci yedek henüz hesap edilmemiş ve girişimci adayına en yakınlarından hatta kendi ailesinden yönelebilecek kıskançlık, engelleme, tehlike ve tehditlere karşı da bir yedektir. Türk girişimci adaylarının görüleceği gibi çağdaş emsallerine göre biraz daha fazla sermayeye ihtiyaçları olduğu görülmektedir. Bu biraz abartılı görülebilir ancak ülkemiz koşullarına uygun olanıdır (güvenli). Genç girişimcilerimize bu model hata yapabilme ve bu hatalardan öğrenme fırsatı sunar ve bir, iki, denemeden sonra işini yürütmesine fırsat verir. Bunları göz önüne almazlar ise kendileri iş olarak yakaladıklarını sandıkları timsahın yönetimine girerler (yem olurlar). İşte timsahı kuyruğundan tutup yönetmek budur. Şimdi buna hazır mısınız?
Sonuç
Genç nüfusa sahip olmakla övündüğümüz ülkemizde, tahminen çalışabilir nüfus, genel nüfusun %69’dur. Bu insanların toplamı da aşağı yukarı 45 milyon çalışabilir insan olduğu tahmin edilmektedir, yine bunların yarısının da açık ve gizli işsiz olduğu tahmin edilmektedir. Diğer yarısı da ya kendi kendini ya da işsiz nüfusun yarısını istihdam etmektedirler. İşsizler kitlesinden bir kişinin girişimci olarak kendi işini doğru biçimde kurması demek en az 4-5 kişiye de çarpan etkisiyle (başka işleri uyandırması) yeni iş (fırsat) yaratması demektir yani yeni girişimcilik fırsatı sunması demektir. Girişimciliğe aday olan kişilerin ve özellikle de gençlerin işi, fırsatı, ürünü ve potansiyel müşteriyi bulup işlerine büyük şevkle başlamalarına karşın, işlerini neden yürütemedikleri hususlarının en başında yukarıda açıklanan basit düşünme yönteminin uygulanmaması gelmektedir. İnsanlarımız oldukça basit olan ve özellikle kendileriyle ilgili olan girişimcilik sorgulamalarında temel ve basit hatalardan kurtulamıyorlar ve bu yüzden de hayallerini terketmek ve potansiyel işlerini daha kurmadan kaybetme riski ile yüz yüze geliyorlar. Aslında kendi işini kurmak için yukarıda açıklanan sistematik davranışlar doğru test edildiğinde işi kurmak zor değildir. Özellikle bu çalışmada amaç; kendi işini kurmayı düşünen ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen gençlere, kendini gerçekleştirmek isteyen, fark yaratmak isteyen herkese ve mevcut iyi bir iş fikri olup da onları geliştirip hayata geçirmek isteyen girişimcilerimize bir bakış açısı sunmaktır. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KAYNAKLAR:
AILES Roger, Mesaj Sizsiniz, Çev:Alev, ÖNDER Sistem Yay ,1996, Istanbul,
BAUMBACK Clifford M. Basic Small Business Management, Prentice Hall Inc 1983
Englewood Cliffs NJ.
BIRD, B."Implementing Entrepreneurial Ideas: The Case for Intention.” Academy of
Management Review 1988 Vol: 13 No: 3.
BLAKE, John, ve Diğ. Small Business Breakthrough Basil Blackwell Inc 1985 New York.
GIBLIN, Les, İnsan İlişkilerinde Kendine Güven ve Güç Elde Etmenin Yolları, Çev: İdil GÜPGÜPOĞLU, Sistem Yay, Istanbul, 1995.
GREENBERGER, D. B. and D. L. SEXTON “An Interactive Model of New
Venture Initiation.” Journal of Small Business Management 1988. July (1-7)
HALLORAN, J. W, The Entrepreneur’s Guide to Starting A Successful Business,
McGraw-Hill Inc, 2nd ed, New York, 1992.
HANDERSON James Obtaining Venture Financing Principle and Practices Health and
Company 1998 Massachusetts.
HELMSTETTER, Had‚ “Choices“ Bizi Biz Yapan Seçimlerimiz, Çev: Betül ÇELİK, Sistem Yay., No: 86, Istanbul, 1996.
HISRICH, R. D. and C. G. BRUSH "The Woman Entrepreneur: Management Skills
and Business Problems.",Journal of Small Business Management 1984 Vol: 22
No: 1 (30-38).
KURATKO Donald F.and Richard M. HODGETTS, Effective Small Business Management 2ndEdition Brass Jovanovich Business1986, San Diego.
LEVANDER Anna and Isabella, RACCUIA, “Entrepreneurial Profiling: A Cognitive
Approach to Entrepreneurship”, Tutor, Seven Hamefors Seminar, 2001 January,
2001.
PARNEL John, A. CRANDALL, William RICK, and Michael MENEFEE, “Examining The
Impact of Culture On Entrepreneurial Propensity: An Empirical Study of
Prospective American and Egyptian Entrepreneurs” Academy of Entrepreneurial
Journal,vol:1 no:1 Fall, 1995( 40-51).
SAAL Frank and Patrick A. KNIGHT, Industrial and Organizational Psychology Science
and Practice, Brooks and Cole Publishing Company, 1987, Pacific Grove,
SHAPERO, A, and L. SOKOL, “The Social Dimensions of Entrepreneurship.” C.A
KENT, D.L.SEXTON and K.H. VESPER (eds.), Encyclopedia of Entrepreneurship,
1982.Englewood Cliffs, NJ: Prentice-Hall Inc,
STEPHENSON James Entrepreneur’s Ultimate Start-Up Directory Library of Congress Catalogues In Publication Data, 2001, Canada.
TOP Seyfi Girişimcilik: Keşif Süreci, Beta Yayınları 2006, Istanbul,